Ergenlik 101 | BIG MOUTH

Yakın zamanda tanıştığım ve anında favori yetişkin animasyon dizilerimin arasına giren Big Mouth’un yeni sezonunun gelmesiyle hem dizi hakkındaki genel görüşlerimi hem de yeni sezonun bize sunduklarını paylaşmak istedim.

big mouth

Big Mouth Hakkında Biraz Bilgi

2017 yılında Netflix‘te yayın hayatına başlayan ve hala devam eden dizimizin konusu aslında hepimizin aşina olduğu bir şey. Ergenlik çağına yeni girmiş ve çeşitli sorunlarla mücadele eden ortaokul çocuklarının etrafında şekilleniyor. Kimi zaman ise bu çerçeveden çıkıp yetişkin olmasına rağmen hala bu sorunlarla yaşayan ebeveynler de hikayemize dahil oluyor. Asıl can vurucu yer ise bu duyguların ve ihtiyaçların her zaman bir canavarı karşılıyor olması. Hormon canavarı olarak kendilerini tanıtan yaratıkların yanına her sezonun ardından yenileri ekleniyor (utanç büyücüsü, depresyon kedisi, sevgi böceği, vb.) hatta durum öyle bir hal alıyor ki bu canavarların dünyası için bir spin-off dizi bile yapılıyor.

Dizimizin yapımcı koltuğunda Jennifer Flackett, Andrew Goldberg, Nick Kroll ve Mark Levin oturuyor. Kendileri daha önce çeşitli animasyon dizilerinde hem yazar hem de yapımcı hatta çoğunda ise seslendirmen olarak bulunmuş kişiler. Sektörün içinde olduklarından ne yapacaklarını çok iyi bilen insanlar ve bu bilgilerini de diziye çoğu zaman aktarmayı becermişler. Yapımcıları geçip beni asıl etkileyen konulardan biri seslendirenlere gelirsek de bizi alanında başarılı işler yapmış ve harika sesleri olan insanlar karşılıyor hatta diğer animasyon dizilerinden alışık olduğumuz sadece bir bölüm de gözüken sürpriz seslerde bol bol bulunuyor.

Ergenlikten Kaçış Yok

Netflix’in topluluğa oynadığı ve her projeye yeşil ışık verdiği zamanlardan çıkan bu yapımın güzel olması beni şaşırttı hatta şu zamanlar da çıkan çoğu Netflix animasyon dizisinden daha başarılı diyebilirim. Basit bir konsept etrafında gelişen hikaye anlatımı her zaman dikkatimi çekmiştir, böyle konseptlerin animasyona düşmesi beni heyecanlandırır. Daha önceden de incelemelerini yazdığım animasyonları sevme nedenim de bundan kaynaklıydı. Sürekli şekilde takip ettiğim sayılı animasyonlardan biri olan Big Mouth beni ekran başında tutmayı, bir sonraki bölüm ve sezon da ne olacağıyla ilgili merak duymamı sağladı. Sırf izleyenleri ekran başında tutmakla iyi olunmadığını bilsem de şu anki berbat denilebilecek yapımlar açısından baktığımda bunun da önemli bir kriter olduğunu düşünüyorum.

Karakter yaratma ve evren inşa etme konusunda da bazı eksileri olsa da (özellikle ilk sezonlarda) bu eksilerini görmezden gelmek yerine rahatlıkla kapatıyor ya da bunlarla dalga geçiyorlar. Kendisinin ne olduğunu bildiği ve rahatlıkla alaya alabilen diziler seyirciyi her zaman kazanmayı başarıyor. Yarattığı karakterler ise komik olmanın yanı sıra çok ikonik ve unutulması zor kişiler. O kadar ki sadece bir bölümde çıkan bir karakter bile akıllara kazınıyor.

İşlediği konuları da yakından gözlemlediğimden dolayı rahatlıkla karakterlerle empati kurabiliyor, diziye kendimi kaptırıyordum. Bunun sağlanmasının en büyük nedeni ise hikayenin düzgün bir şekilde sunulması ve çok iyi ifade edilmesi. O zamanlar da cidden bu duyguların kendinin değil bir canavar tarafından yapılmasını kabul etmek daha olağan geliyor ama aynı zaman da dizideki gibi bu canavarlar herkes için aynı olmuyor, kimileri daha kendinin farkına yeni varmaya başlarken kimileri ise bambaşka sorunlarla uğraşıyor. Yaşanan duyguların yanı sıra buna yol açan veya sonuçları olan psikolojik ve fiziksel hastalıkların absürt bir bakış açısıyla anlatılması, bu anlatılanların da seyirciye sunulma şeklinin yaratıcılığı Big Mouth’un yaptığı en iyi şeylerden biri.

Övmek istediğim en son şey ise dizinin sezon finalleri. Her sezonun son bölümleri bizi farklı bir şekilde karşılıyor. Sezon boyu biriken duygular ve sorunlar tek bir bölümde çözülmeye çalışılıyor, bu karmaşayı izlemek ise büyük bir zevk veriyor.

Her Güzel Şeyin Bir Sonu Vardır

Her şey gibi Big Mouth da kusursuz değil, günümüz animasyonlarında sıklıkla gördüğüm sorunların hepsi Big Mouth’da da var. En önemlisi ve beni en sinir eden her şeyin sesi olması durumu. İlk sezonlarda kısıtlı karakterler ve seslendirilebilecek çok az şey varken her sezonla beraber evren içindeki her şey konuşmaya başlıyor. Sürekli konuşan ve her şey hakkında yorum yapan bir nesnenin oluşu gereksiz ve aynı zamanda da sinir bozucu.

Bu işi gören canavarlar varken ekstradan eklenen her şey insanın bir yerden sonra midesini bunaltıyor. Diğer bir sorun ise 4. Duvarın sürekli yıkılması ve her karakterin buna başvurması. Olay artık o kadar kötü duruma geliyor ki bütün animasyonlar kendini bir Family Guy klonuna çeviriyor, bu durumdan az sayıda yapım etkilenmiyor. Ne yazık ki son sezonlara doğru Big Mouth’da Family Guy olmaya gidiyor ve bu durum beni rahatsız ediyor.

Son mızmızlanmak istediğim konu ise karakterler arası kopuk bağlar. Karakterlerimiz değil bir bölüm, dakikasında fikir ayrılığı yaşıyor, yaptıkları seçimden pişman oluyorlar. Bu durumlar ergenlik için normal olarak gözükse de bu durumun sürekli tekrarı bir yerden sonra izleyiciyi bayıyor. Şöyle ki dizi içersin de bir döngü kendini açıkça belli ediyor. “Bunla şimdi sevgili olacak sezon sonu ayrılacak” diye düşünüyor, aralarındaki ilişkiye yeterli kadar bağlanamıyoruz.

Sonuç

Her sezon farklı bir konu üzerine giden Big Mouth bu sezon aile teması üzerinden ilerliyor. Bu sebeple de önceden olan sorunları çözmek yerine bize derinliği olmayan karakterler sunuyor, sonucu olmayan ya da anlamsız hikayeler anlatıyor. Bir hikaye devamlılığı yerine her bölümde başka bir şey anlatma yoluna giriyorlar ve bu durum yukarda da bahsettiğim Family Guy olmaya çıkıyor. Diğer sezonlara nazaran esprilerin kalitesi azalıyor fakat bu durumu ana karakterler kapatıyor. Onlar yerine hem utanç hem de sevinç duyuyor ve onların yaşadıklarını merakla izliyorsunuz. Yeni bir şey gelmiyor, olanlar azalıyor ama Big Mouth hala kendini izletmeyi bir şekilde başarıyor.

Big Mouth 6. Sezon Fragmanı
Evet, izledim.