Mutlaka İzlemeniz Gereken Gençlik Filmleri | Büyümek Sancılı İş!

Gençlik filmleri bazen eğlenceli bazen dram dolu bazen de bizi dehşete düşüren yapımlar oluyor. Yine de iyi yapımları her zaman kültleşmeyi başarıyorlar. Karşınızda gençlerin büyüme sancılarını, hayallerini ve üzüntülerini konu alan birbirinden güzel gençlik filmleri!

October’s Sky (1999) – Gençlik Filmleri

Başrollerinde Jake Gyllenhaal, Laura Dern ve Chris Cooper’ın bulunduğu film bir maden kasabasındaki gençlerin hikayesini anlatıyor. Homer Hickam isimli bir genç, Sovyet uydusu Sputnik 1’in fırlatılışından çok etkilenir. Böylece kendi amatör roketini yapmaya karar verse de babası bu roket yapma fikrinin karşısında durmaktadır. Yaşadığı tüm engellere rağmen arkadaşlarının da yardımıyla hayalinden vazgeçmeyen gencin maden kasabasından NASA mühendisliğine uzanan muhteşem hikayesini mutlaka izlemelisiniz.

Stand By Me (1986) – Gençlik Filmleri

Stand By Me, genç yaşta aramızdan ayrılan River Phoenix‘in de yıldızının parladığı meşhur film. Stephen King’in The Body isimli kısa romanından uyarlanan yapım, 4 çocuğun kasabada kaybolan çocuğun cesedini görmek için çıktığı yolculuğu konu ediyor. Bu yolculukta çocuk olmayı, travmalarını ve hayallerini izliyoruz. Tam anlamıyla gençlik filmleri kategorisine alamasak da büyüme sancılarının bolca hissedildiği bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

The Perks of Being a Wallflower (2012) – Gençlik Filmleri

Ahh ahh bu filmi anlatmaya nereden başlasam ya da nasıl anlatsam bilemiyorum. İlk önce kitabını okuyup çok sevdiğim sonrasında ise filmini izleyip aşık olduğum bir hikaye. Charlie’nin kıyıda köşede saklanan travmaları ve zorlayıcı lise hayatıyla arkadaşları Sam ve Patrick’in yardımıyla beraber aslında tüm dünyaya karşı mücadelesini anlatan bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

The Breakfast Club (1985) – Gençlik Filmleri

Gençlik filmleri deyince akla ilk gelen yapım The Breakfast Club. 1985 yapımı film hem türünün öncüsü hem de sonradan çekilen filmlerin ilham kaynağı. Bir cumartesi günü tek ortak yanları aynı okulda okumakmış gibi görünen 5 gencin kütüphanede birlikte cezaya kalmasıyla beraber yaşananları konu ediyor filmimiz. Zaman ilerledikçe aslında birbirlerinden pek de farkları olmadığını fark eden gençlerin sırları ortaya dökülecektir.

Me and Earl and the Dying Girl (2015) – Gençlik Filmleri

17 yaşındaki Greg, herkesle iyi anlaşarak görünmez olmanın yolunu bulmuş bir lise öğrencisidir. Kendi tabiriyle iş arkadaşı Earl ile en büyük hobileri sanat filmleri çekmek. Bir gün Greg okuldan geldiğinde annesinden çok da samimiyeti olmadığı Rachel isimli arkadaşının Lösemi olduğunu öğrenir. Dırdır etmenin Lebron James’i olan annesi bu zor zamanlarda Rachel’a yardımcı olması için Greg’e baskı yapar ve olaylar gelişir. Bu talihsiz arkadaşlığı bölümlere ayırarak anlatan filmimiz çok keyifli. Özellikle kült filmlere yapılan göndermeler sinemaseverlerin çok hoşuna gidecektir. Mutlaka izlemelisiniz.

Submarine (2010) – Gençlik Filmleri

15 yaşındaki Oliver’ın 16. doğum gününden önce halletmesi gereken bazı şeyler var. Öncelikle bekaretini kaybetmesi lazım. Bu yüzden sınıf arkadaşı Jordana’yı etkilemek için çalışmalara başlar. İkinci hedefi ise ailesini bir arada tutmak çünkü annesi yeni taşınan komşularına tutulmuş durumda ve işler kötüye gidiyor. Birleşik Krallık iklimini bolca hissedeceğiniz hoş bir film Submarine. Ayrıca Alex Turner’ın hazırladığı soundtracklere ayrı bir parantez açmak lazım. Çok başarılıydı!

Sonbaharda izleyebileceğiniz filmler listemize buradan ulaşabilirsiniz. İyi seyirler!

Cansu Özer
Okur, yazar, izler