Kin Film İncelemesi | Bir Netflix Polisiyesi

Kin, yapımcılığını Necati Akpınar‘ın üstlendiği, Türkan Derya‘nın yönettiği, başrollerinde Yılmaz ErdoğanAhmet Mümtaz Taylan ve Cem Yiğit Üzümoğlu‘nun yer aldığı, 2021 yapımı Türk gizem ve gerilim filmi. Fragmanı ilk olarak 13 Eylül 2021’de yayınlanmıştır. Filmin çıkış tarihi ise 8 Ekim 2021’dir. Filmin diğer oyuncuları arasında Rüzgar AksoyMetehan Parıltı ve Duygu Sarışın da yer alıyor.

BKM Film’in yapımı, aslında 2015 yapımı bir Güney Kore filmi olan Chronicles of Evil’dan uyarlama. Kin filmini şu an Netflix‘te bulabilirsiniz.

Kin : Baş Komiser Yılmaz Erdoğan

Baş komiser Harun, mesleğinin en büyük ödülünü aldıktan sonra ekip arkadaşlarıyla kutlamaya gider. Ödülden sonra terfi alacağına emin olan Harun, o gece eve dönerken bulunduğu taksideki şoförün saldırısı sonucu kendini savunurken cinayet işler. 

Ertesi sabah bu cinayet vakası emniyete ulaşır ve Harun, kendi işlediği cinayetin failini aramaya başlar. Hem kaçan ve hem de kovalayan olmanın stresiyle başa çıkmaya çalışırken, bulduğu her ipucu onu çok daha karmaşık bir olayın içine çeker.

Kötü Polisiye Nasıl Olur? – Kin Film İncelemesi (Spoiler)

Öncelikle filmin daha ilk başlarında “Yarım Kalan Aşklar” dizisinin kurgusuna benzettim. Daha sonradan ise birkaç sahneyle, konusuyla Karakomik Filmler 2’deki “Deli” filmine benzettim. Zaten son zamanlar Netflix Türkiye de dahil dijital platformlarda çıkan Türk işleri hep birbirine benzemeye başladı. Ama konumuz bu değil.

Daha filmin ilk başlarında bütün her şeyi çözmek kötü bir şeydir tabii. Fakat bu film, gözümüze gözümüze sokuyor ileride neler olacağını, finalde neler olacağını. Finali net bir şekilde tahmin etmek filmin havasını kaçırdı bende. Ama zaten keşke tek kötü yanı bu olsa. Filmi uyarlama yaptık diye değerlerden kaçmak, Amerikan tarzı yapmak ne kadar doğru bilemem. Fakat bu, filmi aşırı sahte yapıyor. Gerçekçilikten kaçınmışlar gibi gözüküyor. Türk polis memurları bunu izleyip güler mesela. Çünkü özellikle Türk polisi için çok uzak bu kareler. Bu Amerikan tonunu uygulayıp başarılı olsalar bile bu eleştirimi yapardım. Yanlış değil ama çok riskli. Örneğin; birkaç sahnede, diyaloglarda bile sanki Türkiye’de değilmişiz gibi lanse etmişler. Çok sahte maalesef.

Oyunculuk – Kin

Oyunculuklara hiç gelmek istemiyorum çünkü acayip bir şey olmuş. Kimsenin iyi oynayamadığı bir dizi, bir film ben görmedim hiç hayatımda. Bunu nasıl başardık bilmiyorum. Hem de Ahmet Mümtaz Taylan’ı bile beğenemedim. Beğenmek istedim ama çok zordu ve karakteri zorlamaydı. Yılmaz Erdoğan, Yılmaz Erdoğan’dı. Samimiyetle söylüyorum, karakterinin hiç mi özel bir yanı olmaz. Arkadaş! TRT2’de Yılmaz Erdoğan’dan senaryo dersi izledim kaç bölüm. Hani bu dizinin senaryosu? Cem Yiğit Üzümoğlu’nun masum ama hırpani tiplemesi çok komik geliyor gerçekten. Rüzgar Aksoy’un yapmacık tavırları. Komik cidden. Oyunculuklara çok şaşırdım bu filmde.

Aileyle oturup rahatlıkla izlersiniz. Zaten çokça genel izleyici kitlesine hitap eden bir film. Ama ben bu filmi hayatım boyunca unutmam. Keşke bu kadar kötü olmasaydı, ben de ümidimi kesmeseydim Türk sinemasından. İzleyeceğim ama beklentim hiç olmayacak. Peki ne zaman olacak polisiye filmi? Ama şu bir gerçek ki o kadar örnek varken bunu yapmamız üzücü. Ayrıca son olarak şunu da söyleyeyim: Sonda da bir twist var fakat o da zaten ilk başlarda anlaşılıyor. Hiçbir şekilde tatmin olmuyorsunuz. Anlıyorsunuz, biliyorsunuz. Üzücü.

Talha Demir
daha çok seyretse de hem okuyor, hem dinliyor.