NETHER – Nükleer Savaş Sonrası Apokaliptik Bir Dünya

Nether‘ın türüne nükleer savaş sonrası apokaliptik dünyada geçen(open world), hayatta kalma(survivor) odaklı, co-op, arcade, taktik MMOFPS denilebilir.

Oyunda 3 tip server bulunmaktadır.

a.) Survivor serverlar; PvP ve PvE şeklinde normal büyük haritalı, hayatta kalmaya odaklı oyunun asıl serverlarıdır.
b.) Death Match serverlar; arena vari haritalarda, “Hunger Games” filmindeki gibi en son hayatta kalanın ödül kazandığı serverlardır. (DLC ile ekleniyor.)

N1

Oyun, aklınıza gelen bütün survivor oyunları içinde en fazla arcade olanıdır, bu açıdan simülasyon tarzı oyun severlere tavsiye etmiyorum.

Oyunda normal survivor serverlara girdiğinizde; hayatta kalmak, diğer insanları veya yaratıkları öldürmek dışında yapabileceğiniz:
-Düşman üssünü çevirme,
-İki üs arası kargo-kutu taşıma,
-Haritanın bir yerindeki eskort denilen cihazı istenilen yere iletme,
-Yaratıklar tarafından ele geçirilen üsleri kurtarma,
-Yaratık olup diğer oyunculara saldırma,
-Loot-drop denilen ve bazı zamanlarda haritanın belirli yerlerine paraşütle atılan değerli silah, cephane, erzak gibi itemleri kapma,
– Altın anahtar ile haritada altın kutu araştırıp, bulup açma,
– Nether Reaper denilen yaratıkların en güçlüsü yani boss’unu öldürme;

gibi görevler yapabilirsiniz. Tüm bu görevler co-op olarak daha fazla zevk veriyor.
Oyunda parayı veren düdüğü çalar sistemi yok denebilir.(Pay 2 Win)

N2

Oyunda rüzgar paraşütüne benzer bir şey takıp binalardan atlayarak uçabilirsiniz.

Craft sistemi olarak oyunda sadece silah parçaları toplanarak silahlar craftlanabilir. Kıyafet seçenekleri, silah çeşidi, el bombası hariç vurma hissi üç aşağı beş yukarı FPS oyunlarındaki gibidir; silahlar özelleştirilemez.

N3

RPG unsuru olarak kazandığınız tecrübe puanlarınızı hız, güç, sessizlik, ateş gücü, yakın dövüş, dayanıklılık gibi alanlarda istediğiniz gibi dağıtabilirsiniz.

Grafikler bir survivor oyun için oldukça iyi seviyede olduğundan haritada boşluk hissi yaşamazsınız.

Oyunun tartışmasız en iyi yönü atmosferi ve bu açıdan oyun Metro Last Light, Stalker’ı yapan ellerden çıktığını her hali ile belli ediyor.

Oyunda zombi klişesi yok. Canlı olarak yaratıklar dışında oyunda sadece lağım fareleri ve hamam böcekleri var. Bazen nadiren güneşli havalarda kuşları, orman tarafında kelebekleri görebilirsiniz. Ancak çoğunlukla çeşitli yerlerdeki kan lekeleri, Pompeii’nin hışmına uğramış gibi etleri kemiklerinin üstünde erimiş insan cesetleri, boş bebek arabaları, yanmış araçlar, sağda solda Çernobil zamanından fırlamışcasına kırık tüplü televizyonlar, kafası kopmuş oyuncak bebekler, eski kitaplar, terk edilmiş çocuk parkları… gibi sessiz, süs niyetine serpiştirilmiş ayrıntılar mevcut.

Sen yalnızsın dedirten kıyamet gibi bir felaket sonrası şehirde olduğunuz hissini yaşıyorsunuz. Arada bir yeraltında gezdiğinizde hönk diye fırlayan yaratıklar irkilmenize sebep olabilliyor.

Oyunda gece-gündüz döngüsü, sarı toz bulutu, açık hava, sisli hava gibi hava olayları mevcut, gece ve sisli havalarda yaratık sayısının nispeten arttığını gözlemleyebilirsiniz.

Atmosfer sesi olarak survivor oyunu olduğundan aslında sessizlik esas, ne kadar sessiz olursanız sizin için o kadar hayırlı ve yaşama şansınız o kadar artıyor. Ateş ettiğinizde yaratıkların ve diğer oyuncuların başınıza üşüşmesi an meselesi oluyor.

Dış dünya sesleri olarak öyle bir ortamdan nasıl sesler bekliyorsanız aradığınızı bulacağınıza emin olabilirsiniz. (fazla cıvıl cıvıl kuş, börtü böcek sesi beklemeyin; hırıldamalar, çığlıklar, kaynağı  belirsiz sesler, çevresel damla sesi gibi sesler, metrodayken uzaktan bir şeylerin düşme sesi gibi gibi…)

Silah sesleri (bomba hariç), yaratık sesleri ve atmosferin sesi oldukça iyi seviyede. Survivor oyunları içerisinde en karamsar, bohem, deyim yerindeyse; Yüzüklerin Efendisindeki Moria Madenleri kadar bunaltıcı bir ortamı var denilebilir. Bu bağlamda korku oyunlarına en yakın survivor oyunu olduğunu da söyleyebiliriz.
Karşınızdakiler zombi olmadığından daha sağlam saldırdıkları söylenebilir. Bir çok farklı yaratık bulunduğu gibi her yaratığın farklı sesi ve özellikleri bulunuyor.

Örneğin, Shrieker denilen bir yaratık siz sessizce ilerlerken, sizi gördüğü an basbas bağırıp birde parmağı ile sizin bulunduğunuz yönü işaret ederek (bildiğiniz oyunun ispiyoncusu) çevrede ne kadar eş-dost-akraba yaratık varsa toplanıp size saldırmalarına neden olabiliyorlar. Daha kötüsü başka oyuncular varsa onlarda yerinizden haberdar olup peşinize düşebiliyor.

Bu arada her yaratığın farklı saldırı biçimi var. Örneğin Mantis denilen ejderha tarzı kanatlı bir yaratık var ki tepenize kamikaze dalışı gibi inme yapabilir yada ateş püskürtebilir.

OYUNUN ARTILARI

(+) Grafik + Sesler = Atmosfer; tüm survivor oyunlarındaki en mükemmel atmosfer, korku filminden fırlamışcasına, Will Smith’in “Ben Efsaneyim” filmindeki gibi…

(+)Arcade oynanış: Tüm survivor oyunlar içinde en arcade olanıdır. Bu yüzden karakteriniz “Bear Grylls” gibi yüksekten düşmediğiniz sürece doğal yollardan ölmek zor. Oyun nerdeyse CS, CoD, BF kadar arcade bu yüzden simülasyon öğeleri ve fazla bir craft olayı beklemeyin.

(+)RPG öğeleri olmassa olmaz: Borderlandstaki kadar RPG öğesi var denilebilir. İki çeşit level bulunmakta, biri account level diğeri karakter level, biri sabit ve yavaş artıyor, diğeri belli sınıra kadar ve çabuk artıyor ve ölünce sıfırlanıyor, ama lvl 50 ile lvl 1 oyuncu arasındaki dengede korunmuş.

(+) Görevler zevkli bir co-op oynanış sunuyor .

(+) 2 tip server seçeneği: Açlık oyunları filmine benzer deathmach serverlarında, arena gibi haritalarda sona kaldığınızda kazandığınız itemi survivor yani normal serverdaki karakterinizde kullanabilme imkanınız var. İki serverda kullandığınız karakterler farklı.

(+) Yaratık olarak oynayabilme: Dengelenmiş durumda sadece çok fazla bir avantaj sağlamayacak yaratık türleri seçilebiliyor.

OYUNUN EKSİLERİ

(-) Buglar; o kadar güncelleme gelsede hala olmadık yerde haritadan kaynaklı düşüp ölme, bazen normalde geçebileceğiniz bir alandan geçememe gibi hatalar mevcut.

(-) Server Çökmeleri: Bazı arkadaşların bahsettiği gibi menüden öteye geçememe konusu çoktan çözülsede, tam görev tamamlayacakken aniden oynadığınız serverın kapanması, server değişirken oyunun takılması gibi hatalarla günde bir kaç kere karşılaşmanız can sıkabiliyor.

(-) Hileciler: PvP için oyunun en büyük eksisi. PvE serverlar bu açıdan daha oynanabilir olsada alırken bu durumu göz önünde bulundurun.