FASTER THAN LIGHT – Güç Kalkanları Devrede mi?! | Oyun İnceleme |

Uçaklar yardımı ile yerden havalanmayı başaran insanlılığın yaklaşık olarak yarım asır sonra Ay’a inmesini takiben, öncelikli olarak bilim kurgu alanında hayalleri süsleyen yegane istek uzay yolculuğuna başlamaktır. Buna binaen hayatımıza giren Uzay Yolu ve Yıldız Savaşları serinin uzay gemilerinin bu büyük karanlık boşlukta ilerlerken “acaba hayat bu gemilerden birinde olsaydık nasıl olurdu?” diye düşünmüş müydünüz? Faster Than Light sayesinde sadece hayal etmenize gerek yok.

Faster than Light, Herkes savaş istasyonlarına!

Faster than Light, ana olarak iki kişinin oluşturmuş olduğu Subset Games firması ürünüdür. Aynı şirket tarafından yapımcılığı ve yayımcılığı gerçekleştirilen bir bağımsız uzay gemisi kontrolü simülasyonu oyunu olarak oyuncuların beğenisine sunulmuştur. Esas itibarıyla bir uzay gemisi mürettebatı yönetme ve onları hayatta tutmaya bağlı bir oyun konsepti üzerine geliştirmeye bağlı başladıkları maceralarına, Tetris’ten etkilenerek her iki geminin de ekranda görünmesi konseptine kayan yapımcı firma, son kararları neticesinde üstten görünümlü bir savaş ve hayatta kalma oyunu oyunu geliştirmişler ki iyi de etmişler.

Yüzbaşı, iyon silahlarıyla kalkanları hedef alıp, lazer ile silah, oksijen, ışınlanma ve motor’u vurun! Hemen!

Faster than Light bizleri, uzay çağında iç savaşın patlak verdiği bir zamana götürüyor. Galaktik bir imparatorluğa ait bir uzay gemisinin kaptanı olarak bizi ekran karşısına oturtmakta. Oyun içerisindeki nihai amacımız başlangıç noktasından sekiz sektör kadar ilerleyerek taşımakta olduğumuz ve savaşın kaderini değiştirecek olan bilgiyi sağ sağlam federasyona ulaştırarak savaşın gidişatını lehimize çevirmek. Oyuna öncelikli olarak birçok farklı gemi ve her bir gemiye ait 3 farklı varyasyondan birisini seçerek başlamaktayız, en başta seçebileceğiniz gemi ve varyasyonlar farklı olsa da her bir gemi ve varyasyonuna ait görevleri yerine getirmeniz halinde bir sonraki gemiye ve haliyle çok farklı bir oynanışa ev sahipliği yapıyor. Her gemi, kendi içerisinde farklı dizaynlara, avantajlara ve dezantajlara sahip. Bunun yanı sıra başlangıç mürettebatı da gemiye ve varyasyona göre değişiklik göstermekte.

Mürettebatsız Yola Çıkmam (Çıkarsam da Geri Dönemem)

Oyun içerisinde çeşitli uzaylı ırkları bulunmakta ve her uzaylı ırkının kendine ait avantaj ve dezavantajları var; örneğin bir mantis (bildiğin peygamber devesi) hızlı ve yakın dövüşte iyiyken sistemlere verilen hasarları tamir etmekte bir hayli yavaş kalıyor. Bunun yanı sıra bir Engi (sanırım İngilizce’de mühendis kelimesi anlamına gelen Engineer’ın kısaltması) ise canı az ve yakın dövüşte kötüyken sistemleri tamir etmekte diğer tüm ırklara göre daha hızlı. Her bir mürettebatın sahip olduğu yetenekler bununla da sınırlı değil, zira sürekli olarak yakın dövüşe giren mürettebat üyeleri dövüş yeteneklerini seviye atlatıp daha da fazla vurmaya başlarken, güç kalkanlarında çalışan mürettebatımız kalkanı her yenilediğinde ise kalkanlar alanında seviye atlayarak, kalkan her bozulduğunda onu daha hızlı devreye sokmaya, uzay gemisine ait silahlardan sorumlu mürettebatımız da silahlarımızın ateşlenme hızını zamanla kısaltmaya başlıyor, geminin pilotu ise düşmanın silahlarından kaçınma şansımızı arttırıyor.

Kaptan! Nebula’ya girdik ama elektrik kesintisine uğradık, sıhhiyeye mi, oksijen sistemine mi yoksa silahlara mı enerji verelim?

Gemisiz Yola Çıkmam (Zaten Çıkamam)

Her bir uzay gemisi ve varyasyonu kendine has bir dizayn ile yolcuğuna başlıyor, bu dizayn içerisinde ise çeşitli sistemler yer almakta, bunlardan başlıcalarını pilot, motor, silah, kalkan, kamera, kapı, oksijen sistemleri olarak özetlemek mümkün. Ancak bu genel sistemlerin yanı sıra gemilerin drone, pelerin, ışınlanma gibi sistemlerinin olmaları da mümkün. Bu bağlamda oyun size kendi stratejinizi belirlemek adına oldukça geniş bir yelpaze sunuyor. Oyuna sadece oyunun size vermiş olduğu sistemlerle devam etmeniz zorunlu değil, zira sektörler arasında ilerlerken uğramanız gereken yıldız ve gezegen sistemleri bulunmakta. Herhangi bir sektöre girdiğinizde haritanın sol tarafından başlayarak genel itibarıyla haritanın sağ tarafında bulunan çıkış noktasına ilerlemeniz gerekiyor.

Kaptan! Bu sistemden hemen çıkmazsak direnişçiler tarafından yakalanıcaz, şimdi hangi kitafeyin daha şık olduğunu tartışma sırası değil!

İlerlerken ise yıldız ve gezegen sistemleri arasında atlayarak ilerleyebiliyoruz. Her bir sisteme gittiğinizde rastlantısal olarak bir olay ile karşılaşıyoruz. Bazı sistemler boş olmasına karşın, sıklıkla sizinle ticaret yatmak isteyen gemiler, yardım isteyen siviller, sizinle savaşmak isteyen cansız savunma sistemleri veya direnişçi gemileri bulunmakta. Ancak her bir sisteme tek tek uğrayarak ilerlemek mümkün değil, zira her sektörde size arkanızdan kovalayan bir direnişçi filosu bulunmakta. Siz her sisteme zıpladığınızda direnişçiler sektörün belli bir kısmını ele geçiyorlar. O yüzden hangi sistemlere atlyaacağınızı ve direnişçiler size yakalamadan uğrayabileceğiniz her bir sistemin stratejisini belirlemeniz sizin elinizde.

Biz devamlı müşteriyiz, yap bir güzellik, fiş almazsak en son kaça olur?

Oyun içerisinde gerçekletirmiş olduğumuz her çatışma sonrasında oyunun para birimi olan hurda/parça kazanmaktayız. Tabii bunu kazanmak için tek yöntemimiz rakip gemiyi patlatmak değil. Savaşın gidişatına göre rakip gemi kaptanı hayatlarını bağışlamanız karşılığında size bir miktar önererek canlarını bağışlamanızı teklif edebiliyor. Bunu kabul edip etmemek sizin elinizde bazen bu durum karlı olabildiği gibi bazen zararlı da çıkabiliyorsunuz. Düşmanınızı patlatmak yerine tüm mürettebatını ekarte etmeyi başarabilirseniz kazancınız da ona göre daha fazla oluyor. Hurdalar ile dilerseniz anında her savaş sonrası mevcut gemi sistemlerinizi geliştirebilirsiniz, bu geliştirmeler söz konusu sistemlerin daha verimli çalışmasını sağlamaktalar.

Usta çok söyledin vallaha kurtarmaz. Geminin bana gelişi o kadar değil zaten

Örneğin, motorları geliştirip tam güç verebilirseniz geliştirilen her bir seviye için yüzde beş daha fazla kaçınma şansı alabilir, kalkanları geliştirmeniz dahilinde çift kat kalkan ile kalkanlarınızın devre dışı kalması için iki atış yapılmasını sağlayabilir, veya silah sistemlerinizi geliştirerek lazerlerinizin yanı sıra artık iyon ışını silahınızı da aynı anda devreye sokabilirsiniz. Ancak sadece sistemleri geliştirmeniz yeterli değil, geminizin bataryasını da geliştirmelisiniz ki her bir sisteme yeteri kadar güç vererek hepsini tam işlerlikte çalıştırabilesiniz.

Oyun içerisinde sürekli bir strateji belirleme, mürettebatımızı ayakta tutma, girdiğimiz her çatışmadan en az hasar ile ayrılmanın yanı sıra bir de market sistemi bulunmakta. Her sektörde sistemden sisteme atlarken belli noktalarda marketler yer almakta. Söz konusu marketlerde, ekibinize yeni mürettebat, pasif veya aktif geliştirmeler, yeni silah sistemleri, veya geminize yeni sistemler ekleyebilirsiniz. Bunun yanı sıra marketlere girdiğinizde ise standart olarak her markette benzin, roket veya drone satın alabilirsiniz ya da geminizi tamir ettirebilirsiniz. Enerji silahları herhangi bir mermi gerektirmese de roketiniz kalmadığında roket bazlı silahlarınızı kullanamaz, drone sayınız kalmadığında dronelarınızı aktif hale getiremez, benzininiz bittiğinde ise sistemler arasında zıplamaları gerçekleştiremezsiniz. Benzininiz bittiğinde oyun sona ermiyor. Benzininizin bittiği sektörde acil durum sinyalini açarak yayın yapmaya başlıyorsunuz ve herhangi bir ticari veya sivil geminin size direnişçilerden daha hızlı ulaşması için dua etmeye başlıyorsunuz. Şanslıysanız direnişçilerden daha önce gelen iyi yürekli insanlar sizi bu makus talihinizden kurtarabilir, eğer o kadar şanslı değilseniz kendinizi bir hayli güçlü direnişçi gemisiyle kapışmaya hazırlamanız gerekiyor.

Kaptan! Yangın çıktı, kapıları açalım oksijensizlikten mi sönsün yoksa yangın söndürme tüpüyle mi söndürelim?

Kaptan! Tam yol ileri, istikamet direnişçi bayrak gemisi!

Oyunun zor bir oyun olduğunu belirtmek gerekiyor. Kolay zorlukta dahi oyun zaman zaman insanı terletebiliyor. Yeri geldiğinde Nebula içerisinde düşmanınızla dövüşürken zaten sınırlı olan enerji kaynaklarınızı kah gemi içerisindeki oksijen seviyesini yaşanır seviyede tutmak veya silah sistemine vererek tehdidi bir an önce ortadan kaldırmak arasında seçim yapmak arasında kalmak sık karşılaşabileceğiniz durumlardan sadece bir tanesi. Şayet tüm zorlukları atlatıp son bölüme ulaşmayı başarabilirseniz, oyun sonu canavarı olan direnişçi bayrak gemisini -ki oldukça zorlu ve kallavi bir gemi- yenmeniz gerekiyor. Yapmış olduğunuz bir hata tüm bir – iki saatlik yolculuğunuzun bir anda son bulmasıyla karşılaşmanıza sebep olabilir. Bu bağlamda kendi stilinizi belirleyerek geminizi son karşılaşmaya hazırlamanız gerçekten çok büyük bir önem taşıyor. Dilerseniz gemi kalkanlarınızı geliştirerek, dilerseniz kaçınma üzerine yoğunlaşarak ilerlemek; mümkün olduğunca az hasar alarak her savaştan ayrılmak için rakibinizin önce kalkanlarına mı yoksa silah sistemine mi vurmak tamamen size bırakılmış birer strateji unsuru halini alıyor.

Kaptan, yola çıkmadan gemiyi okutmadık bak başımıza taş yağıyor

Faster than Light grafik anlamında çizimsel bir iki boyutlu sanat yönetimini belirlemiş bir oyun. Milyonlarda dolarlık bütçelere sahip sistem canavarı grafiklere sahip bir oyun değil, ancak çizimsel grafikler hoşunuza gidiyorsa insanı rahatsız etmeyen güzel ve tatlı grafiklere sahip. Her bir uzay ırkına ait gemi kendilerinin havasını verecek şekilde özenle çizilmiş. Bunun yanı sıra oyunun müzikleri bir yerden sonra sürekli olarak tekrar etmesi nedeniyle insanın içini baymaya başlasa da çok fazla sırıtmıyor. Ses efektleri ise oyunun grafikleri ile uyum bir nüans yaratıyor ve sırıtmıyor. Oyunun en güzel noktalarından bir tanesi ise gerek rogue-like oyun tipinin getirmiş olduğu rastlantısal olaylarla her oyunun farklı bir heyecan ve maceraya dönüşmesinin gerekse her bir geminin ve varyasyonunun yaratmakta olduğu oynanış çeşitliliği sayesinde tekrar oynanabilirliğinin çok yüksek olması.

Yarım saat oynayayım çıkarım diye girdiğiniz Faster than Light’tan seksen saat üzerinde oynayarak hâlâ her şeyi görmeden ayrılmanız dahi mümkün. Faster than Light çıktığı sene içerisinde birçok ödül almış şayet bağımsız oyunları ve rogue-like türünü seviyorsanız kaçırılmaması gereken bir oyundur demek hiç yanlış olmayacaktır. Kalkanlarınız her daim devrede, lazer güç ünitenizden yoksun kalmasın diyor, bir sonraki oyun incelememizde tekrar buluşmak üzere sizlere veda ediyorum.