Marvel Sinematik Evreni (MCU) genişlemeye devam ederken, Disney+ saflarına katılan yeni kahramanımız Wonder Man (Simon Williams) ile birlikte sular iyice ısınmaya başladı. Yahya Abdul-Mateen II tarafından canlandırılan Simon Williams, sadece yeni bir süper kahraman değil, aynı zamanda Marvel tarihinin en karmaşık ve belki de en “garip” aşk üçgeninin de kilit ismi.

Her şeyin başladığı nokta olan 2021 yapımı WandaVision‘dan bu yana Wanda ve Vision’ın hikayesine kilitlenmiş durumdayız; ancak çizgi roman sayfalarına göz attığımızda, bu ikilinin arasına giren Simon Williams’ın hikayesi işleri bambaşka bir boyuta taşıyor.
Vision’ın Beyni Aslında Kime Ait?
Çizgi roman dünyasında karakterlerin köken hikayeleri bazen pembe dizileri aratmayacak kadar iç içe geçebiliyor. Wonder Man, Stan Lee ve Don Heck imzalı Avengers #9 ile hayatımıza girdiğinde aslında bir kötü adamdı. Baron Zemo tarafından Yenilmezler’i içeriden yok etmek için görevlendirilmişti. Ancak Simon, beklenmedik bir kahramanlık yaparak arkadaşlarını kurtarmak uğruna canını verdi. İşte hikayenin asıl ilginçleştiği yer burası: Yenilmezler, Simon’ın beyin dalgalarını bir gün onu hayata döndürebiliriz umuduyla kopyaladılar.
Kötü niyetli yapay zeka Ultron, Vision’ı yaratırken işte bu kopyalanmış beyin kalıplarını, yani Simon Williams’ın zihnini kullandı.

Bu durum, Vision ve Wonder Man’i teknik olarak “zihinsel kardeşler” yapıyor. Hatta yıllar sonra Simon gerçekten hayata döndüğünde, ikili birbirini kardeş olarak kabul etti. Ancak ortada büyük bir sorun vardı: Eğer Vision’ın kişiliği Simon’ın beynine dayanıyorsa, Simon’ın da Vision’ın sevdiği kadına, yani Wanda Maximoff’a aşık olması kaçınılmazdı.
Scarlet Witch ve Vision Neden Ayrıldı?
Çizgi romanlarda bu aşk üçgeni tam bir dramaya dönüştü. Wanda ve Vision on yıldan fazla bir süre evli kalsalar da, John Byrne’ın West Coast Avengers serisinde Vision’ın tüm duyguları silindi ve bir “beyaz robot” haline geldi. Wanda, kocasını eski haline döndürmek için Simon’dan beyin dalgalarını tekrar paylaşmasını istediğinde, Simon bunu reddetti. Neden mi? Çünkü Wanda’ya aşıktı ve Vision’ın aradan çekilmesini istiyordu. Hatta o dönemde bu durumu, “Wanda her zaman hayalini kurduğum kadındı ama bir ekmek kızartma makinesiyle evliydi” şeklinde özetlemişti.
MCU’da Wonder Man ve Scarlet Witch Aşkı Görecek miyiz?
Peki, ekranda bizi neler bekliyor? Çizgi romanlardaki bu yoğun dramaya rağmen, MCU’nun bu yolu izlemesi pek olası görünmüyor. Her şeyden önce, sinematik evrende Vision’ın kökeni Simon Williams’a değil, Tony Stark’ın yapay zekası JARVIS’e dayanıyor. Dolayısıyla aralarında o meşhur zihinsel bağ bulunmuyor.

Üstelik Scarlet Witch’i canlandıran Elizabeth Olsen da bu konuda oldukça net bir tavra sahip. Olsen, geçtiğimiz dönemde verdiği bir röportajda, benzer bir aşk üçgeni temasını başka bir projesinde (Eternity) zaten işlediğini ve MCU’da iki erkek arasında kalan kadın rolünü tekrar oynamak istemediğini belirtti. Wanda’nın Doctor Strange in the Multiverse of Madness sonrasındaki akıbeti hala gizemini korurken, Vision’ın kendi dizisi VisionQuest ile dönecek olması, odak noktasının bir aşk üçgeninden ziyade ailevi bir yeniden buluşma (Billy ve Tommy ile) olacağına işaret ediyor.
Wonder Man Kimdir ve Güçleri Nelerdir?
Simon Williams, nam-ı diğer Wonder Man, sadece aşk hayatıyla değil, muazzam güçleriyle de dikkat çeken bir karakter. Vücudu tamamen “iyonik enerji” ile dolu olan Simon, fiziksel olarak Thor veya Herkül ile aşık atabilecek bir güce sahip. Ölümsüzlük, uçma ve enerji manipülasyonu gibi yetenekleri onu Marvel’ın en güçlü figürlerinden biri yapıyor. MCU’da bu karakterin bir Hollywood aktörü olarak karşımıza çıkacak olması ise hikayeye daha modern ve mizahi bir ton katacaktır.
Bizce, çizgi romanlardaki o kaotik aşk üçgeni yerine, Wonder Man’in kendi kimliğini bulma hikayesine odaklanmak MCU için çok daha taze bir soluk olacak. Wanda ve Vision’ın arasındaki o saf bağın, bir başka “zihinsel kopya” ile bozulmaması hem karakterlerin mirasına hem de izleyicinin bağlılığına daha uygun görünüyor.


Yorum (0)