#nowwatching Alma and the Wolf
20 yıldır oyun oynayan biri olarak karşınızdayım.
Her oyunu oynamamış olsam da, oyun dünyasına oldukça hâkim olduğumu düşünüyorum. Benim için bir oyunda en önemli unsur, iyi bir oynanışla harmanlanmış güçlü bir hikâyedir.
Clair Obscur: Expedition 33, daha önce neredeyse hiç deneyimlemediğim türde bir oyun. Sıra tabanlı oyunları sevdiğimi düşünürdüm, ama bu oyun türde yaptığı yeniliklerle beni gerçekten etkiledi. Zorlayıcı ama bir o kadar da bağımlılık yapan bir oynanışı var.
Hikâyesi, evreni, sunum kalitesi… Her şey muazzam. Özellikle hikâyenin sonu bazı oyuncular tarafından eleştirilebilir, “gereksiz bir plot twist” diyenler olacaktır. Ancak benim kişisel görüşüm, sonunu çok beğendiğim yönünde.
Kısaca:
– Hikâye ve anlatımı harika.
– Oynanış akıcı ve eğlenceli.
– Müzikler etkileyici.
– Çevre tasarımı, karakterler ve atmosfer büyüleyici.
– Düşman ve boss çeşitliliği gerçekten zengin.
Kısacası, teşekkürler Sandfall. Sadece bu yılın değil, son yılların en iyi oyunlarından biri.
Comics Fan, ve daha fazlası'de ·
Grafikler retro ama konuşmaktan çok duyuruyor; bu küçüklük ve sadelik, oyunun en güçlü yanlarından biri. Rakipler bol, ama buradaki tempo başka — acele yok, endişe yok, sadece sen ve rotan. Kulaklığında çalan melodiyle, kamyonun motor gürültüsünün altında yaşamını sürdüren köy halkının varlığı birleşiyor. O “yer altında minimum ücretle çalışıyorsun” mizahıysa, gerçek dünyanın rutiniyle güzel bir paralel kuruyor.
Diğer beceri oyunları gibi “mükemmel zamanlama” ya da “yüksek refleks” beklemiyor bu oyun senden; onun isteği, bir anlık soluklanma. Seninle nefes alıyor, seninle duraklıyor. Ve tam da bu yüzden, “çok iyi ama sıradan” oyunlardan ayrılıyor.
Eğer sen de bazen sadece “sürmek” istiyor, yolun sonunda ne getireceğini bilmiyor ama yine de devam etmek istiyorsan — Easy Delivery Co. tam senin için. Teslimatlar bittikten sonra bile kamyonun far ışıkları altında bir süre daha yola bakıyorsun; belki bir şey bulmazsın ama bulacağın, o sessizlik.
Ve ben bu sessizlik için teşekkür ediyorum.
Doctor Who içinde ·
“Doctor Who’yu seviyorum ama sahibi ben değilim. O benim mülküm değil. Eninde sonunda kalbim her zaman sahibi olduğum şeylerle birlikte olacak.”
Doctor Who’nun belirsiz geleceği sorulduğunda ise gülerek, “Kendine gel!” dedi.
biliyor muydunuz? #animebilgi



