Netflix ve Harlan Coben ortaklığı, modern televizyon dünyasının en “garanti” işlerinden biri haline geldi. Hani bazı akşamlar kumandayı elimize alıp “Şöyle güzel bir gizem olsa da beynimiz biraz yansa” deriz ya, işte o noktada imdadımıza hep Coben yetişiyor. 2018’de başlayan bu dev iş birliği, geride bıraktığımız sekiz yıl içinde bizleri ekran başına kilitleyen onlarca ters köşeye imza attı. The Stranger‘ın o gizemli şapkasından, Fool Me Once‘ın akıl oyunlarına kadar her yapım, dijital platformun en çok izlenenleri arasına adını yazdırdı. Görünüşe bakılırsa usta yazarın bizim için hazırladığı bulmacalar daha yeni başlıyor.
Şu sıralar prodüksiyonu tamamlanan ve başrolünde Avatar: Fire and Ash filminden tanıdığımız Sam Worthington’ın yer aldığı I Will Find You adaptasyonu için gün sayıyoruz. Ancak Coben’in zihnindeki tek proje bu değil. Geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda usta yazar, henüz ekrana taşınmamış ama uyarlanması için can attığı iki favori eserini paylaştı. “Biraz hile yapıp iki isim vereceğim” diyen Coben, hem bir aşk hikayesi hem de gerilim dolu bir macera olan Six Years ile The Boy From the Woods kitaplarını listesinin en başına koyuyor.
Bizce de bu iki hikaye, Netflix’in o karanlık ve sürükleyici atmosferine harika uyum sağlayacaktır.
Harlan Coben’in Gönlünde Yatan Aslan: Matthew Scudder
Peki, Coben sadece kendi dünyasıyla mı sınırlı kalmak istiyor? Kesinlikle hayır. Edebiyat dünyasında çok sevdiği dostları olduğunu ve birini seçerse diğerlerinin darılacağını esprili bir dille anlatsa da, bir isme karşı zaafı olduğunu gizlemiyor: Lawrence Block. Coben, Block’un efsanevi karakteri Matthew Scudder’ı yeniden modern bir dille izleyiciyle buluşturmayı çok istediğini belirtiyor.
Aslında Matthew Scudder karakterini daha önce beyaz perdede izleme şansı bulmuştuk. 2014 yapımı A Walk Among the Tombstones filminde, sert adam rollerinin vazgeçilmezi Liam Neeson bu karaktere hayat vermişti. Kadrosunda Dan Stevens ve David Harbour gibi güçlü isimler barındırmasına rağmen film, gişede ve eleştirmenler nezdinde beklenen patlamayı yapamamıştı. Ancak Coben gibi bir “ters köşe ustasının” dokunuşu ve Netflix’in geniş imkanlarıyla, Scudder serisinin hak ettiği o karanlık dedektiflik atmosferine kavuşması işten bile değil.
Harlan Coben Netflix Dizileri Hakkında Merak Edilenler
Bu kadar çok içerik olunca, izleyicilerin kafasında da bazı sorular oluşuyor. Türkiye’deki dizi tutkunlarının en çok merak ettiği konulardan biri “Harlan Coben dizileri hangi sırayla izlenmeli?” oluyor. Aslında bu dizilerin çoğu birbirinden bağımsız hikayeler anlattığı için herhangi bir kronolojik sıra takip etmenize gerek yok. Ancak atmosferi anlamak adına The Stranger veya Stay Close iyi birer başlangıç noktası olabilir.
Bir diğer popüler soru ise “Netflix’te izlenecek en iyi gizem dizileri hangileri?” yönünde. Coben uyarlamaları tam olarak bu boşluğu dolduruyor. Eğer Run Away dizisini bitirdiyseniz ve yeni bir macera arıyorsanız, yazarın CBS için hazırladığı gerçek suç temalı Harlan Coben’s Final Twist projesine de bir göz atmanızı öneririz.
Yeni Bir Başarı Hikayesi Yolda
Harlan Coben’in hikaye anlatıcılığındaki en büyük başarısı, sıradan insanların hayatlarının bir anda nasıl paramparça olabileceğini göstermesi. Sam Worthington’lı I Will Find You da muhtemelen bize aynı duyguyu yaşatacak. Yazarın kendi kitapları dışındaki eserlere duyduğu ilgi ise biz heyecanlı izleyiciler için yeni kapılar aralıyor. Lawrence Block uyarlaması gerçekleşir mi bilinmez ama Coben’in imzasını taşıyan her yeni proje, hafta sonu maratonlarımızın baş tacı olmaya aday görünüyor.
Şu an için Netflix kütüphanesinde Run Away bizleri bekliyor. Eğer hala izlemediyseniz, ışıkları kapatıp bu gizemli dünyaya dalmanın tam vakti. Biz Fanzade ekibi olarak, usta yazarın bir sonraki hamlesini ve Sam Worthington’ın performansını merakla bekliyoruz.


Yorum (0)