Tam dokuz yıl, beş sezon ve dile kolay 42 bölümün ardından Hawkins defterini kapatma vakti geldi. Stranger Things, “The Rightside Up” adlı final bölümüyle ekranlara veda ederken, bizleri hem Upside Down mitolojisinin derinliklerine götürdü hem de yıllardır bağ kurduğumuz karakterlere duygusal bir veda etme şansı tanıdı. Finalin herkesi %100 tatmin edip etmediği elbette tartışılır; zira hayran kitlesi şimdiden ikiye bölünmüş durumda. Ancak ortada konuşulacak çok fazla detay, cevaplanması gereken sorular ve dökülecek epey gözyaşı var. Eğer henüz izlemediyseniz uyaralım: Bu yazı, final bölümüne dair ciddi spoiler (sürprizbozan) içermektedir.
İki saati aşkın süresiyle bir sinema filmi tadında geçen final, Henry Creel’in kökenlerine dair şok edici gerçeklerden, Eleven’ın belirsiz kaderine kadar pek çok konuyu masaya yatırdı. Meğer Henry, başından beri Mind Flayer’ın etkisi altındaymış ve aslında onunla iş birliği yapıyormuş. Bu süreçte Eleven’ın “kız kardeşi” Kali’ye veda ettik ve asıl büyük soru işaretiyle baş başa kaldık: Eleven gerçekten Upside Down ile birlikte yok mu oldu, yoksa Hawkins’ten uzakta huzurlu bir hayata mı kaçtı?
Eleven’ın Kaderi ve O Büyük Belirsizlik

Finalin ardından aklımızı en çok kurcalayan soru şüphesiz Eleven’a ne olduğu. İlk bakışta kahramanımızın kendini feda ettiği düşünülse de, Mike’ın sunduğu daha umutlu teoriye tutunmak istiyoruz. Duffer Kardeşler, bu sonu bilerek ucu açık bıraktıklarını söylüyor. İzleyici olarak karamsar tabloyu ya da Mike’ın inandığı “mutlu kaçış” senaryosunu seçmek tamamen bize kalmış. Ancak yaratıcı ekibin net olduğu bir konu var: Eleven’ın finalde Hawkins’te, ekibin yanında elini kolunu sallayarak dolaştığı bir senaryo asla masada yokmuş.
Matt Duffer, bu durumu Eleven’ın “normal” bir hayat yaşayıp yaşayamayacağı sorusuyla açıklıyor. Mike grubun iyimseri olarak umutlu hikayeye inanmayı seçiyor. Ross Duffer ise durumu biraz daha metaforik bir yerden ele alıyor: Eleven, çocukluğun büyüsünü temsil ediyordu. Karakterlerin büyüyüp yollarına devam edebilmesi, Hawkins hikayesinin kapanabilmesi için o büyünün, yani Eleven’ın gitmesi gerekiyordu. Onun hayatta olduğuna dair inanç, karakterlerin yetişkinliğe adım atarken tutundukları bir güç kaynağı olarak kalıyor.
Mind Flayer ve Henry Creel İlişkisindeki Ters Köşe

Eleven dışındaki en büyük olay örgüsü kırılması, Henry’nin (Vecna) aslında o mağaradaki karşılaşmadan itibaren Mind Flayer tarafından manipüle edildiğinin ortaya çıkmasıydı. Bu detay, hikayeyi Londra’da sahnelenen The First Shadow tiyatro oyunuyla da zekice birleştiriyor. Duffer’lar, Henry’nin Mind Flayer ile bağlantı kurduğu o anın sonrasını ve irade savaşını keşfetmeyi her zaman istediklerini belirtiyor. Ancak Henry için bir “Darth Vader” tarzı kefaret anı bekleyenler biraz hayal kırıklığına uğramış olabilir.
Will, Henry’yi Mind Flayer’a direnmesi için cesaretlendirmeye çalışsa da, Henry çoktan geri dönülmez bir yola girmişti. Yaratıcı ekip, Henry’nin yaptıklarını haklı çıkarmak için “Ben bunu seçtim” inancına tutunmak zorunda olduğunu vurguluyor. Yani bir noktada Mind Flayer onu kontrol ediyor olsa bile, Henry günün sonunda kötülüğün tarafında durmayı kendi iradesiyle kabullenmiş durumda.
Yüzüklerin Efendisi Tadında Bir Epilog: Kim Nereye Gitti?

Finalin son kısımları, adeta Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü‘nün o bitmek bilmeyen ama ciğerimizi dağlayan veda sekanslarını andırıyordu. Ana ekibimizdeki herkes kendi yolunu çizdi. Dustin üniversiteye gitse de Steve ile olan o efsanevi dostluğu (bromance) baki kaldı. Will, kendini daha iyi ifade edebileceği ve kabul göreceği büyük bir şehre taşındı. Mike ise doğuştan gelen yeteneğini kullanarak yazarlığa yöneldi.
Ve tabii ki Lucas ile Max… Sezonlarca beklediğimiz o sinema randevusu sonunda gerçekleşti. Merak edenler için hemen belirtelim; ikilinin izlediği film, o dönemin romantizm klasiği Ghost (Hayalet). Duffer’lar bu sahneyi çektiklerini ancak filmin romantik anlarının karakterlerin kendi anından rol çalmaması için kısa tuttuklarını belirtiyor. Finalde ekibin başladığı yerde, bir D&D (Zindanlar ve Ejderhalar) masasında toplanması ise çocukluğa edilen en güzel vedaydı.
Neden Steve Kalırken Diğerleri Gitti?

Genç yetişkin grubumuzda da yollar ayrıldı. Nancy, beklentilerin aksine Jonathan ile “sonsuza dek mutlu” bir final yerine, kariyerine odaklanmayı seçti ve Boston Herald’da işe başladı. Bu, Nancy’nin ilk sezondan beri süregelen bağımsızlık arayışının en doğal sonucuydu. Jonathan hayallerindeki gibi NYU’ya, Robin ise Smith College’a giderken; Hawkins’in demirbaşı Steve Harrington kasabada kaldı.
Steve’in beden eğitimi öğretmeni ve koç olarak Hawkins’te kalması, karakterin gelişimiyle harika bir uyum içinde. O, her zaman koruyucu figürdü ve şimdi bu rolünü gelecek nesiller için üstleniyor. Yaratıcı ekip, Steve’in yakın geleceğinde baba olmanın yattığını da inceden hissettiriyor.
Steve’in Yüreğimizi Ağzımıza Getiren Sahnesi

Yıllardır “Steve ölecek mi?” korkusuyla yaşadık. Final bölümü, Steve’in radyo kulesinden düştüğü sahnede bu korkumuzla resmen oynadı. Ancak onu kurtaran kişi Jonathan oldu. Bu sahne, sadece bir aksiyon anı değil, aynı zamanda Nancy yüzünden araları açık olan iki karakterin barışma nişanesiydi. Duffer’lar, gerçek hayatta da çok yakın arkadaş olan Joe Keery (Steve) ve Charlie Heaton’ın (Jonathan) bu kimyasını ekrana yansıtmak ve diziyi iki “rakibin” omuz omuza vermesiyle bitirmek istemiş.
Joyce ve Hopper İçin Yeni Bir Başlangıç: Montauk

Yetişkinlerin cephesinde ise huzur var. Joyce ve Hopper, yaşadıkları onca travmadan sonra Hawkins defterini kapatıp Montauk’a taşınmaya karar veriyor. İlginç bir trivia: Stranger Things‘in proje aşamasındaki ilk adı Montauk idi ve hikaye orada geçecekti. Hopper’ın orada polis şefi olması, dizinin köklerine yapılan şık bir selam niteliğinde. Enzo’s restoranındaki o meşhur randevu sahnesiyle de bu ikilinin hak ettiği “Dickensvari” mutlu sonu nihayet izlemiş olduk.
Erica, Murray ve Bay Clarke Cephesi

Herkesin hikayesi detaylıca işlenmese de, yan karakterlerin akıbeti hakkında da ipuçları aldık. Murray ve Bay Clarke’ın beklenmedik dostluğu yüzümüzü güldürürken, Bay Clarke’ın öğretmenliğe olan tutkusu değişmedi. Ve tabii ki Erica… Ross Duffer’ın dediği gibi, kimsenin Erica için endişelenmesine gerek yok; o okul birincisi olup dünyayı yönetmeye aday bir karakter. Robin’in sevgilisi Vickie’nin akıbeti ise biraz belirsiz, ancak Robin’in radyodaki konuşmasından aralarının açıldığı anlaşılıyor.
Veda Şarkısı: Neden David Bowie?

Stranger Things, “Heroes” şarkısıyla özdeşleşmiş bir yapım. İlk sezonda Will’in cesedi bulunduğunda (sahte ceset), üçüncü sezonda ise Hopper’ın mektubu okunurken Peter Gabriel’in yorumunu dinlemiştik. Ancak final jeneriğinde orijinal David Bowie versiyonu çaldı. Bu fikir, dizinin yıldızı Joe Keery’den (Steve) çıkmış. Bowie’nin versiyonu, dizinin marşı haline gelen bu şarkının en görkemli haliyle kapanışı yapması için kusursuz bir seçimdi.
Stranger Things Finali Hakkında En Çok Merak Edilenler
Finalin ardından Türkiye’deki izleyicilerin aklında kalan ve Google’da en çok arattığı soruları sizin için derledik.
Stranger Things finalinde Eleven öldü mü?
Dizinin yaratıcıları bu konuyu bilerek belirsiz bıraktı. Eleven’ın fiziksel bedeni ortada yok, ancak Mike ve arkadaşları onun bir yerlerde hayatta olduğuna ve özgür bir yaşam sürdüğüne inanmayı seçiyor. Dizi, bu umudu izleyiciye bırakarak “açık uçlu” bir veda sunuyor.
Max iyileşti mi, kör mü kaldı?
Max ve Lucas’ın finaldeki sinema randevusu, Max’in hayata döndüğünü gösteriyor. Ancak yaşadığı ağır travmaların izlerini taşıyor. Lucas ile olan bağı ise her zamankinden daha güçlü.
Stranger Things 6. Sezon olacak mı?
Hayır, 5. sezon dizinin kesin finaliydi. Ancak Stranger Things evreni, animasyon dizileri ve tiyatro oyunları (The First Shadow) gibi yan projelerle genişlemeye devam edecek.
Vecna (Henry Creel) tamamen yok oldu mu?
Evet, finaldeki büyük savaşın ardından hem Vecna’nın hem de Mind Flayer’ın tehdidi ortadan kaldırıldı. Henry’nin “kurtarılma” şansı yoktu, çünkü o karanlık tarafı kendi iradesiyle kabullenmişti.


Yorum (0)