Elden Ring O Kadar Değişti ki Martin Bile Tanıyamayacak!

Elden Ring O Kadar Değişti ki Martin Bile Tanıyamayacak!

Kaan Ülgen tarafından ·
Ocak 9, 2026

Elden Ring, piyasaya çıktığı ilk günden beri oyun dünyasında dengeleri değiştiren, bizleri uykusuz gecelere mahkum eden o nadir yapımlardan biri oldu. Ancak işin mutfağında pişenler, en az Lands Between’in kendisi kadar karmaşık ve ilgi çekici. Oyunun yönetmeni Hidetaka Miyazaki’nin son açıklamaları, Game of Thrones’un yaratıcısı George R.R. Martin ile yapılan iş birliğinin sandığımızdan çok daha farklı bir evrim geçirdiğini ortaya koyuyor.

Hepimiz o ilk duyuruyu hatırlıyoruz; Souls türünün babası Miyazaki ve fantastik edebiyatın devi Martin bir araya geliyordu. Kağıt üzerinde rüya takım gibi duran bu ikilinin çalışması sonucunda ortaya çıkan dünya, Martin’in ilk kaleme aldığı taslaklardan o kadar uzaklaşmış ki, Miyazaki’ye göre ünlü yazar bile son halini gördüğünde şaşkınlığını gizleyemeyebilir.

George R.R. Martin Elden Ring’in Neresinde?

Türkiye’deki oyuncu topluluklarında ve forumlarda sıkça sorulan “Elden Ring’in hikayesini tam olarak kim yazdı?” sorusuna verilecek en net cevap aslında bir “dönüşüm” hikayesinde saklı. Miyazaki, Game Informer’a verdiği demeçte, Martin’in dünya inşası ve bazı karakterlerin geçmiş hikayeleri (backstory) için temeli attığını doğruluyor. Ancak iş bu temeli alıp yaşayan, nefes alan ve bizi defalarca öldüren bir oyuna çevirmeye geldiğinde, FromSoftware’in anlatı ekibi devreye girmiş.

pQ3fknPK2ejpwJrAWRaDgN 2

Bu süreçte yapılan değişiklikler o kadar köklü olmuş ki, Martin’in kurduğu mitoloji, FromSoftware’in karanlık filtresinden geçerek bambaşka bir kimliğe bürünmüş. Miyazaki, Martin’in oyundaki bazı unsurları gördüğünde “Ben bunu mu yazmıştım?” diye şaşırabileceğini samimiyetle ifade ediyor. Tabii ki Martin daha önce oyunun “inanılmaz göründüğünü” belirtmişti, ancak bu, hikayenin geçirdiği mutasyonun boyutunu değiştirmiyor.

Parçalanmış Bir Dünyayı Keşfetmek

Peki, Miyazaki neden dizginleri bu kadar sıkı tutuyor ve Martin’in yazdıklarını doğrudan kullanmak yerine onları dönüştürmeyi seçiyor? Cevap, FromSoftware oyunlarının o meşhur anlatım tarzında gizli. Miyazaki, oyuncuların bu dünyada yürürken hikayeyi bütüncül bir şekilde değil, parçalanmış (fragmented) bir halde algıladıklarını vurguluyor.

Biz oyuncular olarak bir eşya açıklamasından, bir NPC’nin yarım yamalak cümlesinden veya bir heykelin duruşundan anlam çıkarmaya çalışırken; Miyazaki ve ekibi büyük resmin tamamına hakim olan taraf. Yönetmen, oyunun en kritik anlarının ve hikaye kırıntılarının kaybolup gitmemesi için harita ve bölüm tasarımlarını (level design) birer rehber olarak kullanıyor. Yani o karmaşık kaleler ve zindanlar sadece bizi zorlamak için değil, aynı zamanda hikayeyi kafamızda birleştirmemiz için özenle yerleştirilmiş yapboz parçaları.

Miyazaki’nin bu yaklaşımı, Martin’in sağladığı anlatı tabanını alıp, oyunun mekanikleriyle bütünleşen eşsiz bir deneyime dönüştürmeyi başardı. Çıkışının üzerinden yıllar geçse de Elden Ring’in hala “kendi liginde” bir oyun olarak anılmasının sebebi de tam olarak bu: İki dev ismin vizyonunun, sadece birinin değil, oyunun kendi kurallarının hakim olduğu bir potada erimesi.

Zorluk Değil, Adil Mücadele

Bu arada küçük bir not düşmekte fayda var; Miyazaki, Elden Ring ve Dark Souls gibi oyunların sadece “zorluğu köklemek” üzerine kurulu olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Asıl mesele zorluk değil, bu zorluğun adil bir şekilde sunulması. Martin’in dünyası nasıl değiştirildiyse, zorluk seviyesi de oyuncuya tatmin edici bir keşif duygusu yaşatmak için ince ince işlenmiş durumda.

Kaan Ülgen

Kaan Ülgen

Fanzade.com Kurucusu

Yorum (0)