Çizgi roman dünyasında zaman kavramı her zaman biraz bükülmeye müsaittir ancak 2026 yılı, Kara Şövalye için beklediğimizden çok daha duygusal bir dönüm noktasını beraberinde getirdi. Batman külliyatında Bruce Wayne’i pek çok rolde gördük; sarsılmaz bir kahraman, sert bir akıl hocası ve hatta bazen tartışmalı bir baba. Ancak DC K.O.: Knightfight #3 ile birlikte Bruce, şimdiye kadarki en zorlu sınavlarından birini verirken hiç beklemediği bir unvanla tanışıyor: Büyükbabalık.
DC evreninin son dönemdeki en büyük krizlerinden biri olan DC K.O. etkinliği, aslında bir tür ölümcül turnuva konseptiyle ilerliyor. Hatırlarsanız serinin başında Joker’in beklenmedik saldırısıyla Batman’in saf dışı kaldığını ve hatta hayatını kaybettiğini görmüştük. Ancak Apokolips’in Kalbi (Heart of Apokolips), Bruce Wayne’in peşini bırakmaya niyetli değil. Onu, evlat edindiği ve yetiştirdiği Robinlerin Batman olduğu alternatif gerçeklikler arasında bir yolculuğa sürüklüyor.
Bu yolculuğun en can yakıcı kısmı ise Bruce’un bu gerçekliklerden kurtulmak için kendi oğullarını feda etmek zorunda bırakılması.
Damian Wayne ve Gerçeğin Acı Yüzü
Joshua Williamson’ın kaleme aldığı ve Dan Mora’nın muazzam çizgileriyle hayat bulan Knightfight #3, Bruce’u sırasıyla Dick, Jason ve Tim ile karşılaştırdıktan sonra nihayet öz oğlu Damian Wayne ile bir araya getiriyor. Diğer kardeşlerinin aksine, bu evrendeki yetişkin Damian içinde bulunduğu dünyanın sahte olduğunun farkında. Hatta babasına “Bu dünya gerçek değil” diyerek buzları anında eritiyor. Damian’ın bu farkındalığı, Apokolips’in Kalbi’nin onu “gerçek Damian’a çok benzer, yani çok zeki” yaratmasından kaynaklanıyor.
Damian, babasına bu kozmik oyunun bir parçası olduğunu ve her şeyin Bruce’u manipüle etmek için tasarlandığını açıkça söylüyor. Ancak Bruce’un bu sahte gerçeklikten kaçmasına yardım etmek için tek bir şartı var: Bruce’un neyi feda edeceğini tam olarak görmesi. İşte tam bu noktada, mavi gözlü küçük bir çocuk sahneye çıkıyor. Damian, babasını kendi oğluyla, yani Bruce’un torunu Alfred ile tanıştırıyor. 
Batman’in Torunu: Alfred Wayne ile Tanışın
DC Comics, Batman hayranlarına uzun zamandır beklenen o “mutlu son” tablosunu sunuyor ama bunu en trajik şekilde yapıyor. Bir yanda travmalarından arınmış, baba olmuş bir Damian ve dede olmuş bir Bruce; diğer yanda ise bu mutluluğun sadece bir illüzyondan ibaret olduğu gerçeği var. Bruce Wayne için en büyük işkence, muhtemelen hiçbir zaman sahip olamayacağı o huzurlu aile hayatının gözlerinin önüne serilmesi ve ardından onu kendi elleriyle yok etmek zorunda kalmasıdır.
Bu hikaye arkası, Batman’in iç dünyasındaki o bitmek bilmeyen baba-oğul çatışmalarını ve aile özlemini derinlemesine deşiyor. Damian’ın oğluna “Alfred” adını vermesi ise sadık uşağımız ve Bruce’un manevi babası Alfred Pennyworth’e yapılmış en dokunaklı saygı duruşlarından biri olarak kayıtlara geçiyor. 
Batman Hakkında Merak Edilenler: İnsanlar Bunları da Sordu
Batman’in aile ağacı ve bu yeni gelişme hakkında toplulukta pek çok soru işareti oluştu. İşte en çok merak edilenler ve cevapları:
Batman’in kaç çocuğu var?
Ana süreklilikte (Earth-0) Batman’in tek biyolojik çocuğu Talia al Ghul’dan olan Damian Wayne’dir. Ancak Bruce; Dick Grayson (Nightwing), Jason Todd (Red Hood), Tim Drake (Red Robin) ve Cassandra Cain (Batgirl) gibi isimleri evlat edinerek geniş bir aile kurmuştur. Bazı alternatif evrenlerde ise Selina Kyle’dan Helena Wayne (Huntress) adında bir kızı vardır.
Batman’in torunu gerçek mi?
DC K.O.: Knightfight serisinde gördüğümüz Alfred, Apokolips’in Kalbi tarafından Bruce’u manipüle etmek için yaratılmış bir gerçekliğin parçasıdır. Yani ana evrende Batman henüz biyolojik bir torun sahibi değildir; ancak bu hikaye, gelecekteki olası bir Damian Wayne spin-off’u için harika bir temel oluşturuyor.
Damian Wayne kiminle evli?
Knightfight serisindeki bu alternatif gelecekte Damian’ın eşinin kim olduğu açıkça belirtilmese de, küçük Alfred’in mavi gözleri hayranlar arasında çeşitli teorilere yol açtı. Ancak bu dünya bir illüzyon olduğu için karakterlerin geçmişi gizemini koruyor.
Sonuç olarak, Batman’in dede olması kağıt üzerinde harika bir haber gibi görünse de, DC yazarları her zamanki gibi mutluluğu Bruce Wayne’e çok görüyor. Knightfight #3, aksiyonun ötesinde duygusal bir yıkım vaat eden, her Batman severin kütüphanesinde bulunması gereken bir sayı olmuş. Bizce bu hikaye, Bruce’un neden “yalnız bir şövalye” kalmaya mahkum olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.


Yorum (0)