Sherlock Holmes’u modern dünyaya taşıyan, Doctor Who evreninde bizi zaman yolculuğuna çıkaran Mark Gatiss, bu kez odağını çok daha tozlu raflara ve savaş sonrası İngiltere’nin melankolik ama umut dolu atmosferine çeviriyor. Yeni projesi Bookish ile karşımıza çıkan Gatiss, türün klişelerinden uzaklaşarak, merkezine kitapları ve insan ruhunu koyan farklı bir dedektif hikayesi anlatıyor. Biz de bu yeni maceranın detaylarına baktığımızda, Gatiss’in neden yine bir “tuhaf deha” karakteri seçtiğini ama bu sefer işleri nasıl değiştirdiğini daha iyi anlıyoruz.
Savaşın Külleri Arasında Bir Kitapçı: Bookish Dizisi Konusu Nedir?
Dizi, bizi 1945 sonrası İngiltere’sine, dünyanın henüz yaralarını sarmaya çalıştığı o beş yıllık kritik döneme götürüyor. Gatiss’e göre bu dönem, popüler kültürde genellikle hızlıca geçilen ama aslında insanlık tarihinin en ilginç kırılmalarından birini barındıran bir zaman dilimi. Dünya paramparça olmuş durumda ancak bu yıkımın içinde devasa bir iyileşme arzusu ve optimizm yatıyor. İşte başkarakterimiz Gabriel Book, tam da bu kaosun ortasında, kitapların rehberliğinde adaleti arıyor.
Peki, Mark Gatiss yeni dizisi için neden bu dönemi seçti? Çünkü savaşın getirdiği o ağır travma ve paranoya ile yeni bir dünya kurma heyecanı arasındaki o ince çizgi, hikaye anlatıcılığı için eşsiz bir zemin sunuyor. Gabriel Book karakteri de bu dönemin bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor; savaşta korkunç şeyler görmüş ancak bu tecrübe onu karanlığa itmek yerine, insanlığa dair daha umutlu birine dönüştürmüş.
Sherlock’tan Farklı Bir Zeka: Gabriel Book
Hepimiz Mark Gatiss’in Sherlock üzerindeki etkisini biliyoruz. Ancak Mark Gatiss Sherlock’tan sonra ne yaptı diye merak edenler için Bookish, aslında bir nevi “anti-Sherlock” denemesi gibi duruyor. Gatiss, Gabriel Book’un Sherlock gibi soğuk, mesafeli ve aşırı stilize bir dahi olmasını istememiş. Aksine, karşımızda oldukça nazik, çevresine pozitif enerji yayan bir karakter var. Tabii ki her zeki karakter gibi onun da aptallığa tahammülü az ve zaman zaman huysuzlaşabiliyor ama temelde “iyi bir insan” olması hedeflenmiş.
Dizinin anlatım dilinde Gatiss’in eski dostu Doctor Who’dan da küçük esintiler var. Örneğin, Book’un polis olmadığı halde soruşturmalara dahil olabilmesi için kullanılan “Churchill’den gelen mektup” detayı, Doctor Who izleyicilerinin çok iyi bildiği “psişik kağıt” (psychic paper) mantığına benziyor. Bu tür küçük senaryo hileleri, hikayenin bürokrasiye takılmadan akmasını sağlarken bizlere de o tanıdık geek tadını veriyor.
İzleyicilerin Merak Ettikleri: Bookish Hakkında Sıkça Sorulanlar
Dizi hakkında sosyal medyada ve forumlarda dönen bazı sorulara da biz yanıt verelim. İşte Bookish dizisi hakkında en çok merak edilenler:
Bookish dizisi nerede yayınlanıyor?
Dizi şu an için ABD’de PBS kanalında izleyiciyle buluşuyor. Türkiye’deki yayın hakları ve hangi dijital platforma geleceği ise henüz netleşmiş değil ancak Gatiss imzalı bir işin çok yakında yerel platformlarımızdan birine düşmesini bekliyoruz.
Dizi kaç bölümden oluşuyor?
İlk sezon için planlanan akış, hikayeyi derinleştiren ve karakterin geçmişindeki karanlık noktaları yavaş yavaş aydınlatan bir tempoda ilerliyor. Özellikle sezon finalinin iki parçalı yapısı, hikayenin dramatik yükünün ne kadar ağır olacağının sinyallerini veriyor.
Gatiss, Gabriel Book karakterini yaratırken kendi hayatından da küçük parçalar eklemeyi ihmal etmemiş. Kitaplara olan tutkusu ve keskin zekasıyla Book, aslında bizden biri ama biraz daha fazla tozlu sayfa karıştırmış olanı. Eğer siz de klasik dedektiflik hikayelerinden sıkıldıysanız ve daha insancıl, edebi derinliği olan bir gizem arıyorsanız, Bookish listelerinizde üst sıralara çıkmaya aday.


Yorum (0)