Oyun dünyasında rüzgarın ne zaman, nereden eseceğini kestirmek bazen imkansız hale geliyor. Büyük umutlarla duyurulan, arkasında deneyimli isimlerin bulunduğu projeler bile bir anda kendilerini devasa bir eleştiri yağmurunun altında bulabiliyor. Wildlight Entertainment’ın ilk göz ağrısı olan hero shooter türündeki Highguard, tam da bu sert fırtınanın ortasında kalmış durumda. The Game Awards 2025’te ilk kez yüzünü gösterdiğinde yarattığı heyecan, yerini kısa sürede hararetli tartışmalara bıraktı. Ancak bu sefer mesele sadece oyuncuların tepkisi değil; sektörün dev isimleri de bu “başarısızlığı kutlama” furyasına karşı seslerini yükseltmeye başladı.
I remember standing on stage at DICE *trying* to see eye to eye with an executive audience who didn't – couldn't – figure out what they should be making, or even trying. It is funny in a way that the closer we all got to the audience, the further the industry got from… https://t.co/k63Mwp7IW2
— Very AFK (@Cromwelp) January 28, 2026
Oyun Dünyasında Linç Kültürü ve Highguard’ın Zorlu Sınavı
Highguard, çıkış yaptığı ilk birkaç saat içinde 97 bin eş zamanlı oyuncu gibi azımsanmayacak bir rakama ulaşarak aslında potansiyelini kanıtlamıştı. Fakat ne olduysa oldu ve Steam yorumları bir anda “Son Derece Olumsuz” etiketine büründü. Bizim topluluğumuzda da sıkça gördüğümüz o meşhur kıyaslama motoru hemen çalıştı: “Acaba Highguard, Sony’nin kısa ömürlü Concord faciasıyla aynı kaderi mi paylaşacak?” sorusu sosyal medyanın dört bir yanını sardı. Oyuncu sayısının kısa sürede %80 oranında düşmesi, bu yangına adeta körükle gitti.

Peki, bir oyunun henüz yolun başındayken bu denli sert yerilmesi ne kadar adil? İşte bu noktada Remedy Entertainment ve Larian Studios gibi devlerin mutfağındaki isimler devreye giriyor. Remedy’nin iletişim direktörü Thomas Puha, medyanın ve oyuncu kitlesinin sadece negatif başlıklar üzerinden prim yapmasını eleştirirken, aslında hepimizin içten içe hissettiği bir noktaya parmak bastı. Highguard neden eleştiriliyor sorusunun cevabı sadece oyunun hatalarında değil, biraz da modern internet kültürünün yıkıcılığında saklı olabilir.
Sektörün Devlerinden “İkinci Şans” Çağrısı
Baldur’s Gate 3 ile gönüllerimizde taht kuran Larian cephesinden Michael Douse, konuya çok daha romantik ama gerçekçi bir yerden yaklaşıyor. Douse’a göre oyun geliştirme süreci sadece ekonomiyle değil, büyük bir iyimserlikle yürüyor. Başarısızlığı bir festival havasında kutlamanın, geliştiricilerin yaratıcılığını baltaladığını ve stüdyoların “oyuncular gerçekten ne istiyor?” sorusuna yanıt bulmasını zorlaştırdığını savunuyor. Biz de katılıyoruz; bir oyunun hataları tabii ki konuşulmalı ama bu durum bir stüdyonun idam fermanına dönüşmemeli.










Highguard Concord gibi mi olacak yoksa bir küllerinden doğuş hikayesi mi izleyeceğiz? Bu sorunun cevabı Wildlight Entertainment’ın elinde. Stüdyo, gelen geri bildirimlere kulak tıkamak yerine hızlıca güncellemeler yayınlamaya başladı bile. Önümüzdeki bir yıl için hazırladıkları iddialı içerik yol haritası, havlu atmaya niyetleri olmadığını gösteriyor. Sektördeki diğer geliştiricilerin bu dayanışma sergileyen tutumu, belki de oyuncuların Highguard’a bir şans daha vermesini sağlar.
Highguard Hakkında Merak Edilenler
Oyun dünyasındaki bu hareketlilik, Highguard ile ilgili pek çok soruyu da beraberinde getirdi. İşte son günlerde oyuncuların kafasını kurcalayan o detaylar:
Highguard neden bu kadar olumsuz yorum aldı?
Temel eleştiriler genellikle oyunun denge sorunları ve türün diğer örneklerine göre sunduğu yeniliklerin yetersiz görülmesi üzerinde yoğunlaşıyor. Ancak sektör temsilcileri, bu tepkinin oyunun gerçek kalitesinden çok, sosyal medyadaki genel negatif trendden beslendiğini düşünüyor.
Highguard tamamen ücretsiz mi olacak?
Stüdyo şu an için mevcut modelini koruyor ancak oyuncu sayısını geri kazanmak adına ilerleyen dönemlerde farklı stratejiler veya büyük içerik güncellemeleriyle kitlesini genişletmeyi hedefliyor.
Wildlight Entertainment kimlerden oluşuyor?
Stüdyo, daha önce Apex Legends ve Titanfall gibi dev yapımlarda çalışmış, FPS türüne oldukça hakim kıdemli isimler tarafından kuruldu. Bu da Highguard’ın neden tamamen gözden çıkarılmaması gerektiğinin en büyük kanıtı.
Sonuç olarak, Highguard’ın geleceği henüz netleşmiş değil. Ancak oyun geliştirmenin ne kadar sancılı bir süreç olduğunu hatırlatan bu dayanışma, bizlere oyunlara sadece birer tüketim nesnesi olarak değil, arkasında binlerce saatlik emek olan projeler olarak bakmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Bakalım Wildlight, bu olumsuz havayı dağıtıp Highguard’ı hak ettiği noktaya taşıyabilecek mi?


Yorum (0)