90’lı yılların çizgi roman dünyası, bazen “keşke hiç yaşanmasaydı” dediğimiz ama bir yandan da o dönemin çılgınlığını hatırlatan tuhaf deneylerle doludur. Bu deneylerin zirve noktası ise şüphesiz, pelerini ve S-amblemiyle tanıdığımız Çelik Adam’ın bir anda elektrikli bir varlığa dönüştüğü “Superman Blue” dönemiydi. Çizgi roman severlerin büyük bir kısmının hafızasından silmek istediği bu versiyon, DC evrenine trajik bir veda ile geri döndü.
DC’nin son dönemdeki multiversal (çoklu evren) karmaşası, bizleri pek çok farklı kahraman varyantıyla tanıştırdı. Justice League Unlimited serisinde yaşanan olaylar, uzay ve zamanın dokusunu yırtarak Batman Beyond’dan tek kollu Aquaman’e kadar pek çok ismi bir araya getirdi. Ancak bu kalabalığın arasında en çok dikkat çeken ve belki de en çok “neden buradasın?” dedirten isim, 1997’de hayatımıza giren o elektrikli mavi Superman oldu.

DC, yıllardır şaka malzemesi yapılan bu karakteri geri getirirken, ona aslında hiç de beklemediğimiz kadar ağır bir son hazırlamış.
Superman Blue Neden Öldü? Bir Dönemin Trajik Sonu
Mister Terrific liderliğindeki ekibin Cehennem’e yaptığı yolculuk, Superman varyantı için kelimenin tam anlamıyla bir kabusa dönüştü. Styx Nehri’ni geçmek için mitolojik feribotçu Charon’a bir bedel ödemesi gereken kahramanımız, elindeki en değerli şeyi, yani “umudunu” feda etmek zorunda kaldı. Bir Superman için umudunu kaybetmek, aslında fiziksel ölümden çok daha ağır bir darbe. Ancak hikaye burada bitmedi.
Justice League Unlimited #15 sayısında, ekibin devasa bir iblis tarafından köşeye sıkıştırıldığını görüyoruz. Umudunu yitirmiş olsa da kahramanlık içgüdüsünü kaybetmeyen Mavi Superman, takım arkadaşlarını kurtarmak için son bir hamle yapıyor. İblisin ağzından içeri dalarak vücudundaki tüm elektrik enerjisini tek bir patlamayla boşaltıyor. Canavarı yok ederken kendi yaşamına da son veren bu hamle, DC kanonundaki en tartışmalı dönemlerden birini resmen ve geri dönülmez bir şekilde kapatmış oldu.

Superman Blue Kimdir? Neden Mavi Oldu?
Pek çok yeni okuyucu veya o dönemi kaçıranlar için “Superman neden mavi oldu?” sorusu oldukça popüler. 90’ların sonunda Superman, güneş enerjisi tabanlı güçlerini kaybetmiş ve yerini elektromanyetik bir enerji formuna bırakmıştı. Bu dönemde fiziksel temas kuramıyor, özel bir kostüm giymesi gerekiyordu. Hatta bir noktada “Superman Red” ve “Superman Blue” olarak ikiye bölünmüştü. Çizgi roman tarihinin en çok eleştirilen tasarım değişikliklerinden biri olan bu süreç, hayranlar arasında her zaman bir “hata” olarak nitelendirildi.
DC’nin bu karakteri yıllar sonra geri getirip böyle dramatik bir şekilde öldürmesi, aslında bir nevi günah çıkarma seansı gibi hissettiriyor. Yıllardır nefret edilen bir varyantın, en umutsuz anda kendini feda ederek gerçek bir kahraman gibi gitmesi, en büyük “Superman Blue” düşmanlarının bile boğazında bir düğüm bırakabilir.

Sıkça Sorulan Sorular: Elektrikli Superman Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Bu trajik vedanın ardından, popüler kültür dünyasında bu konuyla ilgili en çok merak edilen soruları sizler için derledik:
Superman Blue güçleri nelerdir?
Klasik Superman’in uçma ve süper güç gibi yeteneklerinin aksine, bu versiyon tamamen enerji tabanlıydı. Nesnelerin içinden geçebiliyor, elektrik patlamaları yaratabiliyor ve bilgisayar ağlarına sızabiliyordu. Ancak fiziksel dayanıklılığı yoktu; kostümü olmadan enerjisi dağılıp yok oluyordu.
Superman Blue ne zaman çıktı?
Bu değişim ilk olarak 1997 yılının Mart ayında yayınlanan Superman #123 sayısında başladı ve yaklaşık bir yıl boyunca DC evreninin ana Superman hikayesi olarak devam etti.
Bu ölüm kalıcı mı?
Çizgi roman dünyasında hiçbir ölümün %100 kalıcı olmadığını bilsek de, DC’nin bu spesifik varyantı “multiversal bir kurban” olarak kullanması, 90’lardaki o dönemin bir daha ana evrene dönmeyeceğinin güçlü bir sinyali olarak kabul ediliyor.
Sonuç olarak, DC Comics hem nostalji meraklılarını hem de o dönemden nefret edenleri ortak bir paydada buluşturmayı başardı. Elektrikli Superman belki hiçbir zaman favorimiz olmadı ama vedası kesinlikle konuşulmaya değer bir hikaye bıraktı.


Yorum (0)