Korku edebiyatının tartışmasız kralı Stephen King için bazı yıllar durağan geçerken, bazı yıllar tam bir “hasat mevsimi” tadında oluyor. Biz King hayranları için 2025 yılı, son yılların en bereketli ve kaliteli dönemlerinden biri olarak hafızalarımıza kazındı. Üretkenliğiyle bilinen yazarın eserlerinden uyarlanan tam beş farklı proje ekranlarımıza ve beyaz perdeye konuk oldu. İşin en güzel tarafı ise, bu projelerin hiçbirinin “kötü” diyebileceğimiz bir seviyede kalmamasıydı. Hatta aralarından birkaçı, şimdiden tüm zamanların en iyi Stephen King uyarlamaları listesine girmeye aday görünüyor.
Peki, bu yoğun takvimde hangi yapım öne çıktı, hangisi beklentilerin biraz altında kaldı? Gelin, 2025’in Stephen King karnesini birlikte inceleyelim ve bu beş projeyi en zayıfından en güçlüsüne doğru sıralayalım.
5. The Institute: Özel Yetenekli Çocukların Karanlık Dünyası
Listenin beşinci sırasında, King’in 2019 tarihli aynı isimli romanından uyarlanan The Institute yer alıyor. MGM+ platformunda izleyiciyle buluşan dizi, telekinetik veya telepatik yetenekleri olan çocukların kaçırılarak “Enstitü” adı verilen gizemli bir tesise hapsedilmesini konu alıyor. Stephen King kitaplarından uyarlanan diziler arasında aslında oldukça sağlam bir yere sahip olan yapım, 2025 gibi rekabetin çok yüksek olduğu bir yılda ne yazık ki son sıraya demirlemek zorunda kaldı.

Bu durum dizinin başarısız olduğu anlamına gelmiyor; aksine ikinci sezon onayını çoktan kaptı ve eleştirmenlerden geçer not aldı. Ancak diğer dev bütçeli yapımların yanında biraz daha “niş” bir kitleye hitap etmesi, onu bu listenin sonunda tutuyor. Yine de gizem ve gerilim dozajı yüksek bir hikaye arıyorsanız, Enstitü’nün kapılarını aralamak sizi pişman etmeyecektir.
4. The Running Man: Glen Powell ve Edgar Wright Ortaklığı
Dürüst olalım, The Running Man duyurulduğunda hepimiz heyecandan yerimizde duramamıştık. Başrolde son dönemin parlayan yıldızı Glen Powell, yönetmen koltuğunda ise deha Edgar Wright… Üstelik Stephen King de yeni sonu yere göğe sığdıramamıştı. Peki, sonuç ne oldu? Kötü bir film mi? Kesinlikle hayır. Ama o beklediğimiz “kült film” patlamasını tam olarak yapamadı diyebiliriz.

Film, 1987 yapımı Arnold Schwarzenegger versiyonuna selam çakan eğlenceli referanslara ve kitabın o uyarlanması zor finaline getirdiği akıllıca yoruma rağmen biraz “ılık” kaldı. Glen Powell’ın karizması ve Wright’ın dinamik kurgusu filmi sürüklese de, bir şeyler eksik gibi hissettiriyor. Belki zamanla, dijital platformlarda izlendikçe bir kült klasiğe dönüşür ancak şu anki haliyle 2025’in zirvesini zorlaması pek mümkün görünmüyor.
3. The Monkey: Oyuncak Bir Maymun Ne Kadar Korkunç Olabilir?
Osgood Perkins, Longlegs ile yakaladığı büyük çıkışın ardından rotasını bir King kısa öyküsüne çevirdiğinde herkes meraklanmıştı. The Monkey, elindeki zilleri çaldığında ölüm saçan lanetli bir oyuncak maymunu merkezine alıyor. Aslında öykü, King külliyatı içinde biraz geri planda kalmış bir eserdi ancak Perkins bu basit temadan oldukça eğlenceli ve karanlık bir iş çıkarmayı başardı.

Filmi özel kılan şey, ciddiyetini korurken bir yandan da absürtlüğünü kucaklaması. “Final Destination” serisini anımsatan yaratıcı ölüm sahneleri ve oyuncak bir figürün yarattığı o tekinsiz atmosfer, türün meraklılarını fazlasıyla tatmin etti. “En iyi Stephen King filmleri hangileri?” sorusuna belki ilk beş cevabımızdan biri olmaz ama kesinlikle yılın en keyifli sürprizlerinden biriydi.
2. It: Welcome to Derry – Pennywise’ın Kökenlerine Yolculuk
Pennywise geri döndü ve her zamankinden daha aç! It: Welcome to Derry, Andy Muschietti’nin kurduğu film evrenini genişleten ve bizi Derry’nin karanlık geçmişine götüren bir prequel (önbölüm) dizisi olarak karşımıza çıktı. HBO kalitesini her karesinde hissettiren yapım, Bill Skarsgård’ın o tüyler ürpertici performansıyla birleşince ortaya tam bir korku şöleni çıktı.

Peki, It: Welcome to Derry konusu nedir? Dizi, Pennywise’ın Dans Eden Palyaço formunun nasıl ortaya çıktığını ve Derry kasabasının üzerindeki o kadim lanetin köklerini anlatıyor. King evrenindeki diğer eserlere yapılan göndermeler ve karakterlerin çaresizliği öyle iyi işlenmiş ki, insan izlerken bir sonraki sezonun gelmesi için dua ediyor. Eğer 2025’te karşımıza o “muazzam” film çıkmasaydı, Pennywise bu listenin tartışmasız lideri olurdu.
1. The Long Walk: Psikolojik Gerilimin Zirvesi
Geldik yılın şampiyonuna. Stephen King’in Richard Bachman mahlasıyla yazdığı en karanlık ve en sert hikayelerden biri olan The Long Walk (Uzun Yürüyüş), nihayet hak ettiği gibi beyaz perdeye taşındı. Canavarların veya doğaüstü varlıkların olmadığı, sadece insan doğasının vahşetine dayanan bu distopik hikaye, 2025’in en iyi King uyarlaması olmayı başardı.

Francis Lawrence yönetmenliğinde, 50 gencin tek bir hayatta kalan kalana kadar durmadan yürüdüğü bu ölümcül yarışı izlemek gerçekten nefes kesiciydi. Cooper Hoffman ve David Jonsson’ın performansları, Mark Hamill’in kötü adam “Binbaşı” rolündeki ustalığı filmi bambaşka bir seviyeye taşımış. Yapımcıların da belirttiği gibi, bu film tıpkı Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) gibi, vizyona girdiği dönemden ziyade yıllar geçtikçe değeri daha çok anlaşılacak bir başyapıt niteliğinde. Stephen King 2025 uyarlamaları arasında, duygusal ağırlığı ve gerilimiyle zihnimize kazınan yegane iş bu oldu.
İnsanlar Bunları da Sordu: Stephen King Uyarlamaları Hakkında SSS
Stephen King’in 2025’te hangi filmleri çıktı?
2025 yılında Stephen King eserlerinden uyarlanan The Long Walk, The Running Man ve The Monkey filmleri vizyona girdi. Ayrıca It: Welcome to Derry ve The Institute dizileri de izleyiciyle buluştu.
The Long Walk filmi ne zaman çıkacak?
The Long Walk filmi 2025 yılı içerisinde vizyona girdi ve büyük beğeni topladı. Şu an çeşitli dijital platformlar üzerinden izlenebilir durumda.
En yeni Stephen King dizisi hangisi?
2025’in en dikkat çeken ve en yeni Stephen King dizileri HBO yapımı It: Welcome to Derry ve MGM+ platformunda yayınlanan The Institute oldu.


Yorum (0)