Anya Taylor-Joy’un durdurulamaz yükselişi hız kesmeden devam ediyor. The Queen’s Gambit ile kalbimizi çalan, The Northman ile bizi epik diyarlara götüren ve Prenses Peach’e sesiyle hayat veren başarılı oyuncu, şimdi de Apple TV+’ın bilim kurgu-korku türündeki gizli cevheri The Gorge ile gündemde. 2025’in başlarında izleyiciyle buluşan yapım, yayınlanmasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen dijital platformun en çok izlenenler listesinde adeta ikinci baharını yaşıyor.
Şu sıralar Apple TV+’ın küresel listelerinde 3 numaraya kadar tırmanan film, Amerika Birleşik Devletleri’nde de basamakları hızla çıkıyor. Brad Pitt’in F1 filmi ve The Family Plan 2 gibi dev yapımların hemen ardında yer alan The Gorge, izleyicileri ekran başına kilitlemeye devam ediyor. Peki, bu filmi bir yıl sonra yeniden popüler yapan ne? Gelin, bu gizemli “yarık” hikayesinin derinliklerine birlikte inelim.

The Gorge Filmi Konusu Nedir ve Neden Bu Kadar Popüler Oldu?
Sinemaseverlerin “The Gorge filmi ne anlatıyor?” sorusuna verebileceğimiz en net cevap: Saf gerilim ve gizem. Hikaye, uçsuz bucaksız ve derin bir yarığı korumakla görevlendirilen iki keskin nişancıya (Anya Taylor-Joy ve Miles Teller) odaklanıyor. İşin ilginç yanı, bu iki askerin korudukları şeyin ne olduğu hakkında en ufak bir fikirleri bile yok. Görevlerini onlara veren ise Sigourney Weaver’ın canlandırdığı Bartholomew adındaki gizemli bir kadın.
Filmin yönetmen koltuğunda, Black Phone ve Sinister gibi modern korku klasiklerinden tanıdığımız Scott Derrickson oturuyor. Derrickson’ın gerilim yaratma konusundaki ustalığı, Zach Dean’in (Fast X, The Tomorrow War) aksiyon dolu senaryosuyla birleşince ortaya izlemesi oldukça keyifli bir iş çıkmış. Apple TV+ yetkilileri de filmin ilk yayınlandığı dönemde kırdığı rekorlardan oldukça memnundu; ancak görünen o ki izleyiciler bu klostrofobik ve merak uyandırıcı dünyadan henüz kopabilmiş değil.
Video Oyunlarından Beyaz Perdeye: Silent Hill Esintileri
Geek dünyasının ilgisini çekecek en önemli detaylardan biri, yönetmen Scott Derrickson’ın ilham kaynakları. Derrickson, filmin atmosferini oluştururken Silent Hill ve Until Dawn gibi ikonik korku oyunlarından beslendiğini açıkça dile getiriyor. Eğer siz de bu oyunlardaki o tekinsiz, “her an bir şey çıkabilir” hissini seviyorsanız, filmdeki görsel dilin sizi tatmin edeceğini söyleyebiliriz.
Teknik açıdan da film oldukça yenilikçi bir yaklaşıma sahip. CGI (bilgisayar tabanlı görseller) yerine, gerçek fotoğraflardan oluşturulan “sanal ortamlar” kullanılmış. Bu da oyuncuların etrafındaki o devasa yarığın çok daha gerçekçi ve ürkütücü görünmesini sağlıyor. Eleştirmenlerden geçer not alan yapım, izleyici tarafında ise %74 gibi oldukça yüksek bir beğeni oranına sahip.
Anya Taylor-Joy’un Yeni Filmi ve Gelecek Projeleri
Anya Taylor-Joy hayranları için tek müjde bu değil. Oyuncunun bir sonraki durağı, 2023’te gişeyi kasıp kavuran animasyonun devam halkası olan The Super Mario Galaxy Movie olacak. 3 Nisan 2026’da vizyona girmesi planlanan filmde Taylor-Joy, Prenses Peach rolüyle geri dönecek. Kadroda Chris Pratt, Jack Black ve Charlie Day gibi isimlerin yanı sıra Rosalina rolüyle Brie Larson’ın da yer alacak olması heyecanı şimdiden artırıyor.
The Gorge 2 gelecek mi? sorusu şu an için resmi bir yanıt bulmasa da, filmin streaming listelerindeki bu istikrarlı başarısı Apple’ın iştahını kabartabilir. Eğer hala izlemediyseniz, türler arası geçiş yapan bu özgün hikayeye bir şans vermenizi öneririz. Apple TV+ kütüphanesinde sizi bekleyen bu gizem, hafta sonu maratonu için oldukça ideal bir seçenek gibi görünüyor.


Yorum (0)