Bazı filmler vardır, vizyon yolculuğunda hak ettiği alkışı tam olarak alamaz ama dijital platformlara adım attığı an gerçek bir fenomene dönüşür. Edgar Wright’ın büyük bir tutkuyla hayata geçirdiği, başrolünde son dönemin parlayan yıldızı Glen Powell’ın yer aldığı The Running Man, tam olarak bu kaderi paylaşmaya hazırlanıyor. Sinemalardaki hareketli ama gişe anlamında buruk geçen günlerini geride bırakan film, şimdi evlerimize konuk olmaya hazırlanıyor.
Stephen King’in 1982 yılında Richard Bachman mahlasıyla kaleme aldığı aynı isimli romandan uyarlanan yapım, 13 Ocak itibarıyla Paramount+ kütüphanesindeki yerini alacak. Eğer Glen Powell hayranıysanız, platformda aktörün Top Gun: Maverick ve Devotion gibi diğer iddialı işlerini de yan yana görme şansınız olacak. Bizce bu, soğuk kış akşamları için harika bir maraton seçeneği sunuyor.
The Running Man Konusu Nedir? Ölümcül Bir Yarışın Anatomisi
Peki, nedir bu The Running Man konusu ve bizi nasıl bir atmosfer bekliyor? Hikaye, her ne kadar çalışırsa çalışsın sistemin çarkları arasında ezilen Ben Richards’ın (Glen Powell) etrafında şekilleniyor. Distopik bir gelecekte, kızının tedavisi için acil paraya ihtiyaç duyan Richards, hayatta kalma şansının mucizelere bağlı olduğu, dünyanın en vahşi yarışma programına katılmayı kabul ediyor.
Bu yarışma, bildiğimiz “Survivor” konseptlerinden çok daha karanlık. Yarışmacılar, peşlerindeki profesyonel avcılardan kaçarken hem hayatta kalmaya hem de büyük ödüle ulaşmaya çalışıyor. Edgar Wright, 1987 yapımı Arnold Schwarzenegger versiyonundan ziyade, King’in orijinal metnine daha sadık, daha gerilimli ve toplumsal eleştirisi yüksek bir iş ortaya koymuş. Film, aksiyonun dozunu bir an bile düşürmezken, izleyiciye “Bir insan hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebilir?” sorusunu sorduruyor.
The Running Man Oyuncuları: Dev Kadro Bir Arada
Filmin sadece başrolü değil, yan kadrosu da tam bir yıldızlar geçidi. The Running Man oyuncuları arasında kimler yok ki? Arrested Development ile kalbimizde taht kuran Michael Cera, Euphoria’nın karizmatik ismi Colman Domingo ve Marvel dünyasının Thanos’u Josh Brolin bu distopik maceranın yükünü sırtlanıyor. Ayrıca Lee Pace, William H. Macy ve Katy O’Brian gibi isimler de hikayeye derinlik katan performanslar sergiliyor. Bu kadar yetenekli ismi bir arada görmek, filmin neden “mutlaka izlenmesi gerekenler” listesinde olduğunu kanıtlıyor.
Gişede Neden Beklenen Patlama Olmadı?
Eleştirmenlerden tam not almasına ve arkasında Edgar Wright gibi bir vizyoner olmasına rağmen, The Running Man gişede ne yazık ki 110 milyon dolarlık bütçesinin altında kalarak 69 milyon dolarda takıldı. Biz bu durumu, 2025 yılının Stephen King uyarlamaları açısından çok yoğun geçmesine ve izleyicinin bir miktar “King yorgunluğu” yaşamasına bağlıyoruz. Ancak bu durum filmin kalitesinden bir şey eksiltmiyor.
The Running Man hangi platformda izlenebilir sorusunun cevabı şimdilik yurt dışı için Paramount+ olsa da, Türkiye’deki izleyiciler için bu tarz yapımlar genellikle anlaşmalı yerel platformlar üzerinden erişime açılıyor. Sinemada kaçıranlar veya bu gerilimi tekrar yaşamak isteyenler için dijital yayın dönemi, filmin “kült” statüsüne erişmesi için ikinci bir şans olacak.
Sonuç olarak; Edgar Wright’ın estetik dokunuşu, Glen Powell’ın karizması ve Stephen King’in karanlık dünyası birleşince, ortaya izlemesi son derece keyifli bir iş çıkmış. Eğer distopik dünyaları, sistem eleştirisini ve soluksuz aksiyonu seviyorsanız, bu yarışa mutlaka dahil olmalısınız.











Yorum (0)