Şu sıralar sinema dünyasının gözü kulağı, Christopher Nolan’ın 2026’da vizyona girmesi planlanan ve başrolünde Matt Damon’ın yer alacağı devasa projesi “The Odyssey”de. Homeros’un o meşhur destanını Nolan’ın lensinden izlemek için sabırsızlanıyoruz, orası kesin. Ancak Nolan’ın epik anlatısını beklerken, bu hikayenin sinema tarihindeki belki de en özgün, en eğlenceli ve en “bizden” uyarlamasını hatırlamanın tam zamanı: “O Brother, Where Art Thou?” (Nerdesin Be Birader?).

Fakat işin içinde, Coen Kardeşler’e (Joel ve Ethan Coen) yakışır türden absürt bir durum var. Sinema tarihine geçen bu harika uyarlamayı çekerken, yönetmen koltuğundaki ikili Homeros’un orijinal metnini okuma zahmetine bile girmemiş. Evet, yanlış duymadınız; bir klasik yaratmak için o klasiği okumak zorunda olmadıklarını kanıtlamışlar.
Sadece Tek Bir Kişi Kitabı Okumuştu
Filmin vizyona girdiği 2000 yılında The Guardian’a verdikleri röportajda Coenler, bu durumu büyük bir samimiyetle itiraf ediyor. George Clooney ve John Turturro ile başrolü paylaşan Tim Blake Nelson, sette Homeros’un destanını okumuş olan tek kişiymiş. Brown Üniversitesi’nde Klasikler bölümü mezunu olan Nelson hakkında şakalaşmayı da ihmal etmiyorlar.
Joel Coen, Nelson’ın kitabı “Yunanca aslından mı okuduğu” konusunda espri yaparken, Ethan durumu netleştiriyor: “Oyuncular ve bizim aramızda Odysseia’yı gerçekten okuyan tek kişi Tim Nelson’dı.” Yani koca prodüksiyon, kulaktan dolma bilgiler ve saf yetenekle yürümüş.
Dahası, kardeşler destandaki Scylla ve Charybdis gibi mitolojik canavarlara da pek hakim olmadıklarını, bu tehlikelerin filme nasıl girdiğini bile tam hatırlamadıklarını söylüyorlar. Joel durumu, “Genelde Odysseia hakkında bildikleriniz seçici bilgilerden ibaret oluyor,” diyerek özetliyor. Araştırma süreci de pek farklı işlememiş. Film 1937’de, Amerika’nın güneyinde geçiyor ama Joel’in deyimiyle “gidip araştırma yapıp bunu hikayeye uygulamak” yerine, her şey çok daha gelişi güzel ilerlemiş. Ama biliyor musunuz? Hiçbir önemi yok. Çünkü ortaya çıkan iş, sinema tarihinin en keyifli yolculuklarından biri.
Homeros’u Okumadan Homeros Uyarlaması Nasıl Yapılır?

Peki, Coen Kardeşler orijinal metni okumadıysa, Nerdesin Be Birader ne anlatıyor ve destanla bağlantısı ne? İzleyicilerin aklındaki en büyük sorulardan biri bu. Hikaye, zincirli bir mahkum grubundan kaçan Everett (George Clooney), Delmar (Tim Blake Nelson) ve Pete’in (John Turturro) maceralarını konu alıyor. Everett, gömülü bir hazinenin yerini bildiğini iddia ederek arkadaşlarını peşinden sürüklüyor.
Burada hemen bir parantez açalım; George Clooney’nin canlandırdığı karakterin tam adı Ulysses Everett McGill. Ulysses, Odysseus’un Latince karşılığı. Tıpkı destandaki Odysseus’un karısı Penelope’ye dönmeye çalışması gibi, bizim Everett de karısı Penny’nin (Holly Hunter) yaklaşan düğününü durdurmak için zamana karşı yarışıyor. Gömülü hazine hikayesi ise sadece bir kandırmaca.
Yolculuk boyunca karşılaştıkları engeller, Homeros’un destanındaki olayların 1930’lar Amerika’sına uyarlanmış harika birer yansıması. Kahramanlarımızı büyüleyen ve şarkı söyleyen sirenler, tek gözlü bir dev (Tepegöz) metaforu olarak karşımıza çıkan Ku Klux Klan lideri (John Goodman) ve Everett’in kaderini gören kör bir kahin… Hatta bir noktada Delmar, sirenlerin Pete’i bir kurbağaya çevirdiğine inanıyor (tabii ki böyle bir şey olmuyor). Ve tüm bu kaosun ortasında, “Soggy Bottom Boys” adıyla söyledikleri “Man of Constant Sorrow” şarkısı ile birer müzik fenomenine dönüşüyorlar. Film, destanın en sadık uyarlaması olmayabilir ama kesinlikle en eğlencelisi.
Coen Kardeşler Ayrıldı mı? Efsane İkili Geri Dönecek mi?

Gelelim sinemaseverlerin ve hayranların en çok merak ettiği bir diğer konuya: Coen Kardeşler neden ayrı ayrı film çekiyor? 2018 yapımı “The Ballad of Buster Scruggs”tan sonra ikilinin yollarını ayırdığını fark etmişsinizdir. Joel Coen, “The Tragedy of Macbeth” ile solo yönetmenliğe soyunurken, Ethan bir süre ortalarda görünmedi.
Uzun süreli iş ortakları Carter Burwell, 2021’de verdiği bir röportajda Ethan’ın artık film yapmak istemediğini, yönetmenliği bırakmayı düşündüğünü söylemişti. Ancak durum tam olarak bir “ayrılık” veya “küsme” değilmiş. Neyse ki 2025’in Ağustos ayında Ethan, “Honey, Don’t!” filmiyle yönetmenliğe geri dönerek yüreklere su serpti.
Ethan Coen, verdiği son röportajlarda aralarında gerçek bir anlaşmazlık olmadığını, sadece son filmlerinden sonra çok yorulduğunu ve “Ben yokum, bu çok zor” dediğini belirtiyor. Araya giren pandemi süreci ve Joel’in Macbeth projesi derken işler doğal akışında ayrılmış. Ethan, “İkimiz asla ayrı ayrı film yapma kararı almadık,” diyerek gelecekteki olası bir birleşme için kapıyı açık bırakıyor. Kim bilir, belki bir gün tekrar bir araya gelirler ve bu sefer de İlyada Destanı’nı, yine tek satırını bile okumadan, o eşsiz tarzlarıyla beyaz perdeye taşırlar.


Yorum (0)