DC evreninin en travmatik, en kişisel ve belki de en çok beklenen rövanş maçı sonunda gerçekleşiyor. Yıllardır içimizde ukde kalan, animasyon filmlerinde ya da oyunlarda kıyısından döndüğümüz o büyük hesaplaşma, DC K.O.: Red Hood vs. The Joker #1 ile raflardaki yerini aldı. Jason Todd, hayatını mahveden palyaço ile kozlarını paylaşmak için ringe çıkıyor ve bu sefer kurallar çok net: İşin ucu ölüme varabilir.
Scott Snyder ve Joshua Williamson gibi usta kalemlerin şekillendirdiği, Dustin Nguyen ve Giuseppe Camuncoli’nin çizimleriyle hayat bulan bu özel sayı, DC K.O. etkinliğinin final raundu olarak karşımıza çıkıyor. [ Jason Todd için bu sadece bir dövüş değil; kendi varoluşunun, travmalarının ve Batman ile olan karmaşık ilişkisinin bir dışavurumu. Darkseid tehdidi tepelerinde sallanırken bile, Red Hood’un odaklandığı tek bir nokta var: Joker’in o sırıtışını sonsuza dek yüzünden silmek.




Jason Todd ve Joker: Bir İntikam Hikayesinden Fazlası
Bu karşılaşmayı anlamak için biraz geriye, çizgi roman tarihinin en tartışmalı anlarından birine gitmemiz gerekiyor. 1986 yılında Batman #401 ile İkinci Robin olarak hayatımıza giren Jason Todd, Dick Grayson’ın aksine daha asi ve fevri bir karakterdi. O dönemde okuyucular bu yeni Robin’e pek ısınamamış olacak ki, DC Comics tarihin en acımasız pazarlama kampanyalarından birini başlattı. Jason’ın kaderi, hayranların telefonla vereceği oylara bırakıldı.
Sonuç hepimizin bildiği o trajik sondu. Joker’in o meşhur levyesi ve ardından gelen patlama, Jason Todd’u çizgi roman sayfalarından sildi. Ancak çizgi roman dünyasında ölüm, genellikle bir virgül niteliğindedir. Yıllar sonra, Hush hikayesi ve Superboy-Prime’ın gerçeklik duvarlarını yumruklaması (evet, çizgi romanlar bazen çok gariptir) sayesinde Jason hayata döndü. Talia al Ghul ve Suikastçılar Birliği’nin eğitimiyle harmanlanan bu yeni Jason, artık Batman’in kurallarını reddeden, suçluları öldürmekten çekinmeyen Red Hood kimliğine bürünmüştü.
Red Hood Hakkında Merak Edilenler ve Kritik Detaylar
Bu büyük kapışma öncesinde, özellikle Türkiye’deki okuyucularımızın aklında beliren bazı sorulara da değinmekte fayda var. Hikayenin derinliğini kavramak adına şu detaylar oldukça önemli:
Red Hood Joker’i Neden Öldürmek İstiyor?
Bu sadece fiziksel bir acı meselesi değil. Jason, Batman’in kendisinin ölümünden sonra Joker’i yaşatmaya devam etmesini asla affetmedi. Onun gözünde Joker’in hala nefes alıyor olması, Batman’in ahlaki kodunun bir zaafı. Bu yüzden DC K.O. turnuvası, Jason’a Batman’in yapamadığını yapma fırsatı sunuyor.
Red Hood İsmi Nereden Geliyor?
İronik bir şekilde, “Red Hood” ismi aslında Joker’in kendisine dayanıyor. 1951 yılındaki Detective Comics #168 sayısında, Joker henüz palyaçoya dönüşmeden önce bu kimliği kullanıyordu. Jason Todd, katilinin eski kimliğini alarak ona karşı bir psikolojik savaş yürütüyor ve travmasıyla yüzleşiyor.
Final Raundu: Ölümüne Dövüş
Şu an raflarda olan sayıda, Jason Todd’u hayatının en büyük kavgasına hazırlanırken görüyoruz. DC K.O. turnuvasının doğası gereği dışarıdan müdahale yasak. Yani Batman araya girip “Yapma Jason!” diyemeyecek. Bu sefer sadece Red Hood ve Joker var. Üstelik bu dövüşü kazanmanın tek yolu, rakibine ölümcül bir darbe indirmek.
Yıllardır süregelen “Batman öldürmez” kuralının gri bölgesinde yaşayan Jason için bu, kendini kanıtlama şansı. Ancak karşısındaki rakip, kaosun ta kendisi. Joker’i bir yumruk dövüşünde yenmek mümkün olabilir, ama onun zihinsel oyunlarından sağ çıkmak bambaşka bir mesele.
Bizler için bu sayı, sadece bir aksiyon şöleni değil, aynı zamanda modern çizgi roman tarihinin en uzun soluklu kan davalarından birinin zirve noktası. Red Hood sonunda o tetiği çekecek mi, yoksa Joker yine son gülen mi olacak? Cevabı sayfalarda gizli.


Yorum (0)