YOUR LIE IN APRIL Anime İncelemesi – 10 Üzerinden 10!

your lie in april

Bugün; ağlamak, iyi bir dram izlemek, belki bir karaktere âşık olmak isteyenler için Your Lie In April animesini inceledik. Animeyi izleyişimin üzerinden aylar geçti. Ancak hâlâ bir konuşma sırasında veya sahneleri izlediğimde gözlerimin dolmasına –ve hatta yaşlar akmasına- engel olamadığım bu başyapıtı incelemek kolay olmayacak. Çünkü tarafsız olmam mümkün değil. Bu yüzden önce anime hakkında birkaç bilgi verip, asıl inceleme kısmına öyle geçeceğim. Your Lie in April veya Japonca ismiyle “Shigatsu wa Kimi no Uso” her biri –birçok anime gibi- 20’şer dakikadan oluşan 22 bölüme sahip. Ekim 2014’ten Mart 2015’e kadar yayınlanıyor. Yani yeni sayılacak bir anime… Türü Romantik/Dram olarak geçiyor ancak ben “Müzik” diye bir tür varsa ona da eklenmesi gerektiğini düşünüyorum, çünkü tam manasıyla bir müzik animesi. Unutmadan, şu an animeye Netflix üzerinden orijinal dilinde(Japonca) ve Türkçe alt yazıyla ulaşabiliyorsunuz.

Kousei - Your lie in April

Açıkçası tam olarak nereden başlayacağımı bilemiyorum, çünkü bu anime yapmak istediği ve yaptığı her şeyi neredeyse mükemmel yapıyor. Sanırım hem kendi izleme hikâyemi hem de animeyi aynı anda anlatmak bu yüzden daha mantıklı. Böylece siz de benim neler hissettiğimi ve neden favori animem olduğunu anlayabilirsiniz. Öncelikle Kousei gibi harika bir karakteri yaratmış olması. Kousei, animedeki iki ana karakterden birisi ve genel olarak olaylar onun etrafında gelişmeye başlıyor, zaten animeye de onunla başlıyoruz. Kousei’yi biraz anlatmam gerekirse, belirli sebeplerden dolayı piyano çalmaya başlamış ve gene belirli sebeplerden dolayı piyano çalmayı bırakmak zorunda kalmış birisi o. 14 yaşında bir çocuk daha baktığımızda ama yaşadıkları onu hem daha olgun hem de daha sakin birisi haline çevirmiş. Bu içine kapanık çocuğumuzun ise yalnızca iki tane arkadaşı var: Tsubaki ve Watari. Tsubaki onun için biraz daha abla gibi, sürekli Kousei’yi koruyup kollayan ve çocukluğundan beri onunla… Watari ise popüler ve kızlarla iyi geçinen bir tip.

YOUR LIE IN APRIL HİKÂYESİ

İşte… Hikâyemizin başlaması da Watari’nin kızlarla bu kadar iyi anlaşması sayesinde oluyor. Kaori isimli sarışın, mavi gözlü, bal dudaklı, güzel mi güzel karakterimiz Tsubaki ile Watari’ye haber gönderiyor ve bir buluşma ayarlıyor. Ancak bu buluşma sırasında Watari ve Kaori’nin yanında yalnız kalmak istemeyen Tsubaki, Kousei’yi de peşlerine, “Yav, bak o kız da keman çalıyormuş. Muhabbet azaldığında klasik müzik hakkında falan konuşursunuz. Beni iki flört eden insanın yanında yalnız bırakıp eziyet görmemi sağlama.” tarzında sözlerle kandırıp, takıyor. Böylece hem bu dörtlünün arkadaşlığı başlıyor hem de belki de animelerde gereğinden fazla hoşlandığım tek karakterle tanışmış oluyoruz; Kaori.

Kaori biraz ilginç bir karakter aslında. Bunu  animenin sonunu izlediğinizde çok net bir biçimde anlayabiliyorsunuz. Ancak animeyi izlediğiniz sırada da zaten karaktere hayran oluyor ve oldukça seviyorsunuz. Bu keman çalan, tatlı seven, çocuklarla iyi anlaşan ve tertemiz kalbi olan kız ne hissederse onu hissetmeye başlıyorsunuz. Bazen gereğinden fazla inatçı olduğu halde kızmıyorsunuz, hak veriyorsunuz. Ve… Çabasını görüyorsunuz. Hem Watari hem Kousei hem de Tsubaki ile olan ilişkisi gözünüze çok hoş ve tatlı geliyor. Ancak tabii ki hem müziğin bağlayıcılığı hem de aslında Yujin A(Arkadaş A) olan olan Kousei’nin Kaori’ye karşı hisleri yüzünden bu ikili arasındaki ilişki sizi çok garip hissettiriyor. Piyano ve keman kadar uyumlu olan bu ikilinin hikâyesi size her zaman büyülü bir evrendeymişsiniz hissi veriyor. Piyano, keman, büyülü bir evren… Sanırım biraz da bu konuya parmak basmak gerek bu animede.

ÇİZİMLER VE MÜZİK

Müziklerden mi girsem yoksa çizimlerden mi girsem bilemedim ama sanırım ikisini aynı anda anlatabilirim çünkü ikili arasındaki uyum inanılmaz. Sahneye çıktıkları zaman çalan müzikler, piyano sesi, keman sesi… Bunlar bütün anime boyunca harika. Ancak bu müzikler genelde arkasına hep hikâye koyuyor. Bazen birinin geçmişi, bazense kahramanların o andaki duygularını hem müzik hem de inanılmaz tatlı çizimlerle bize geçiriyor ve kendinizi bambaşka diyarlarda hissediyorsunuz. Hele de sonuncusu… Spoiler vermeden ancak bu kadar anlatabilirim sanırım. Genel olarak da çizimler ve animenin kendi sountrackleri oldukça iyi. Cat Trumpet hazırlıyor bu müzikleri. Açıkçası hâlâ ara ara açıp dinlerim.

SONUÇ

Genel olarak incelemeyi bitirmeden önce söylemek istediğim birkaç şey var bu animeyle ilgili. Onları söyleyip, incelemeyi noktalayacağım. Öncelikle bu anime, izlediğim en iyi aşk hikâyesi. Fedakârlık, çaba, umut, düş… Hepsini içeriyor. İzlerken sıkça gözlerimin dolduğunu ve birkaç sahnede hıçkıra hıçkıra, bağıra bağıra ağladığımı hatırlıyorum. Hele de son bölümünü izlerken animeden ayrılmanın da verdiği duyguyla çok kötü hissettiğimi hatırlıyorum. Bir daha gözlerim hiç böyle dolar mı bilmiyorum ancak başka hiçbir hikâyede bu kadar kendimi bulabileceğimi sanmıyorum. Bir daha herhangi bir şeye bu kadar yüksek bir puan verebileceğimi de sanmıyorum. Hiçbir şeyi bu kadar beğeneceğimi ve üzerine bu kadar konuşacağımı da… Normalde puanlama yapmayı sevmem ancak… Bilmiyorum, şimdi bile duygulandım. Okuduğunuz için teşekkür ediyorum ve puanım;

Puanım: 100/100

Your Lie in April ‘i inceledik, bitti. Kendinize iyi bakın.

Son olarak dinlemeniz için animenin OST’lerinden birini ekliyorum.

 

Sitemizdeki anime ve manga incelemeleri için burayı tıklayabilirsiniz.

İkbal Dursun
Tekirdağ'da yaşıyor ve 18 yaşında. Birçok şeye ilgi duyduğu için hepsini yazmayacak. Ama yazdığı, izlediği, oynadığı sürece mutlu biri.