TRAGEDY OF LONELINESS

Yerli Yapım Kinetik Roman Oyunu TRAGEDY OF LONELINESS

Türk oyunlarının günden güne artması hepimizi sevindiriyor. Tragedy of Loneliness (Yalnızlık Trajedisi) de bunlardan biri. Steam’de 13,49 TL’ye satılan oyun kendisini kinetik roman olarak tanımlıyor. Eğer daha önce görsel roman (visual novel) deneyimlediyseniz tür size yabancı gelmeyecektir. Fakat oyun sadece bunla sınırlı değil. Yapımcılar oynanışı hareketlendirmek için RPG oynanışı da eklemişler.

Kimseye haksızlık yapmamak adına oyundan ne bekleyip ne beklememeniz gerektiğini açığa kavuşturmakta fayda var. Görsel romanların çoğu Pokemon gibi oyundaki bütün kızları toplamaya çalıştığınız oyunlardır. Fakat yukarıdaki görsel sizi yanıltmasın bu oyunun hikayesinde hareme yer yok. Güzel çizilmiş kızlarla hikayenin başında tanışıyorsunuz fakat aranızda herhangi romantik bir ilişki gelişmiyor. Çizimler kötü olmasa da oyuna görsel olarak yerleştirilmeleri biraz sıkıntılı. Oyunun geniş ekranlara göre tasarlandığından şüpheliyim. Haliyle görseller kenarlara doğru çekiyor ve komik görünüyorlar.

RPG kısmına değinecek olursak, oyunun muhtelif yerlerine kısa sekanslar halinde yerleştirilmişler. Dövüş son derece basit tutulmuş, zaten daha önce söylediğim gibi oyuna dinamizm katması için yapıldığı anlaşılıyor. Yaratıklar sizi, siz de yaratıkları kolaylıkla öldürebiliyorsunuz. Burada bir şey eleştirilecekse tasarımsal tercihlerden ziyade teknik konularda eleştiri yapmak daha doğru olacaktır belki de. Arayüz çok kısıtlı. Ayarları, çözünürlüğü, ses seviyesini vs. herhangi bir şekilde değiştiremiyorsunuz. Hızlı Kaydet ve Yükle gibi seçenekler yok. Bir de oyun içinde çıkış dediğinizde bazen menüye dönüyorsunuz, bazen de oyundan tamamen çıkıyorsunuz. Bu da teknik bir sıkıntı herhalde.

Farklı sıkıntılar oyunun görsel roman kısmına da hakim. Görsellerdeki gariplik sadece ekran oranıyla sınırlı değil ne yazık ki. Yapımcılar bütçeyi kısıtlı tutmaya çalıştıklarından olsa gerek sanırım hazır birkaç arka plan kullanmışlar. Okul görselleri Japon tarzı, ev malikane ama kahramanın odası klasik Japon genci odası. Fakat çok takılınacak şeyler değil bunlar. Fakat yazılarda çok fazla yazım yanlışı ve anlatım bozukluğu var. Oyunda 2 dil seçeneği var. İngilizce olarak başladığımda görseldeki gibi hataları gördükten sonra Türkçe devam ettim. Fakat Türkçe dilinde de ne yazık ki fazlasıyla hata vardı.

Gelelim oyunun ne vadettiğine. Yapımcıların bizlerle paylaşmak istedikleri bir hikayeleri var. İsminden de anlaşılacağı üzere bir trajedi hikayesi bu. Hikayeyi sadece görsel roman olarak anlatmayı da seçebilirlerdi. Fakat öyle olsaydı bahsettiğim bu sıkıntılar daha da affedilmez olurdu. Hem ne yazık ki Türk oyuncusu bu türe çok aşina değil. Bu arada hikayeye siz şekil vermiyorsunuz. Mevcut hikayeyi deneyimliyorsunuz. Benim görebildiğim kadarıyla oyunun tek bir sonu var. Farklı bir son olduğuna dair herhangi bir işaret göremedim.

Zindanlarda dolaştığınız kısımlar ise yukarıda bahsettiğim üzere oyuna bir dinamizm katması için aralara serpiştirilmiş. Buradaki oynanış da benim gibi oyuncuların çok yabancı olduğu bir tür değil. Yine hikayeyi tamamen bu oynanışla anlatmayı da deneyebilirlerdi. Sonuçta önümüzde To the Moon gibi müthiş örnekler var. Tabi bu da tasarımsal bir tercih. Fakat ben bir ara bu zindan kısımlarını oynarken Undertale dokunuşu bekledim. Oyun beni o yönde umutlandırdı. Fakat yaratıkları öldürmeden gitseydim farklı bir son görür müydüm bilemiyorum.

Anlayacağınız üzere oyunun bir takım teknik ve teknik olmayan sıkıntıları var. Fakat bunlar aşılamayacak şeyler değil. Eminim kısa sürede bu eksiklikler ve yanlışlıklar giderilecektir. Bu konuları bir kenara bırakacak olursak 13,49 TL’lik cüzi fiyatıyla ihanete, gerçeğe ve yalnızlığa dair bir hikaye deneyimlemek isterseniz ve bu Türk yapımcılara destek vermek isterseniz Tragedy of Loneliness Steam’de sizleri bekliyor.